videogramme einer revolution

  • andrei ujica'nın romanya'da çavuşevsku'nun düşüşüyle ilgili belgeseli. ujica yine elinden geldiğince nesnel bir anlatım yolu seçiyor kendisine, film, temeşvar'da gerçekleşen ilk gösterilerde yaralanan bir kadının sözleriyle (ya da bükreşlilere çarğrısıyla başlıyor) bu noktadan sonra bükreş'e gidiyor ve çavuşevsku'nun yaptığı son konuşmadan ölümüne kadar olan süreci kameraların gözünden anlatıyor. ujica'nın kamerayı kişiselleştirmesi kuşkusuz nesnel bakışının bir etkisidir, film çeşitli bölümler üzerinden ilerlerken bölümlerin isimleri "kamera sokağa iniyor, son kamera, kamera'nın savaşı" gibi kamera'yı temeline alan bir söylemin izlerini yansıtıyorlar. film, ujica'nın diğer filmleri gibi kolaj mantığında işlese de bir anlatıcıya sahip ancak bu anlatıcı oldukça silik bir biçimde bazı kurgusal "hinlik"leri açıklamak için kullanılıyor (örneğin çavuşevsku'nun ilk konuşmasında sürekli geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen kurgu mantığını açıklamak gibi.).

    bilindiği gibi devrimlerde ordular önemli bir yer tutar, orduların bölünmesi veya bütünüyle devrimci gücün yanında yer alması genelde devrim hareketinin başarısında önemli bir yer tutagelmiştir işte romanya'da da çavuşevksu'ya karşı yapılan "devrim"in böyle bir özelliği var, devrim asıl momentumunu ordu'nun önce sokaklardan çekilip sonra ayaklanan halkın yanına katılması kilit bir rol oynuyor. ancak filmde görüyoruz ki çokça övülen "devrim" aslında devrimden çok bir askeri darbe gibi işliyor. gerçekten de ordu çavuşevsku'nun kaçışından sonraki pek çok atılımda etkin rol oynuyor, üstelik "sivilliği" savunan liderler bundan hiç rahatsız olmuyor hatta neredeyse destekliyorlar. bunun üzerine pek çok "sahnelenmiş" olay özellikle televizyon aracılığıyla halka servis ediliyor. nicu çavuşevsku(nikola çavuşevsku'nun oğlu) yakalandığı gibi televizyona getiriliyor, bu adam yalancı diye insanlara gösteriliyor, çocukları rehin tuttu deniyor, çavuşevsku bunların hepsinin yalan olduğunu söylemesine hatta televizyonda çalışanların bırakın konuşsun demesine rağmen konuşturulmadan dışarı çıkarılıyor ya da çavuşevsku taraftarları yeni yönetim oluşurken bir karşı saldırı başlattıklarında televizyon binası saldırı altında bize koruma gönderin diyerek yardım çağrısında bulunurken kanalda bulunan askeri yetkili silahıyla ekrana çıkıp "burası ordu tarafından korunmaktadır" dese de teknik ekipten "sen bir yalancısın" haykırışlarınıda duyabiliyoruz. işin daha da rahatsız edici tarafı halkın bunu hiç sorunsuzca kabul etmesi, halkın diyorum çünkü bunu dünya üzerindeki her hangi bir halka uygulayabilirsiniz sonuç aşağı yukarı aynı olacaktır. "dinlemeye" alışkın insanlar olduğu sürece devrimin kendisi bir başka baskı aracına dönüşebiliyor.

    film bize bunun gibi pek çok örneği 100 dk gibi makul bir süre içinde çok farklı kaynaklardan beslenerek veriyor ve bu özelliğiyle belgeseldeki kolaj tarzının "anlatı" sorununu çözmeyi de başarıyor. tüm belgesel severlerin izlemesi gereken bir film videograms of revolution.

    4

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -