üniversite hocasının anlattığı dersi anlayamamak

  • bir üniversite hocasının anlattığı dersin anlaşılamaması; hocadan dolayı olabilir, öğrenciden dolayı olabilir, dersten ve ders ortamından, çevre şartlarından kaynaklanıyor olabilir. bunların birinden dolayı olabileceği gibi, bu olumsuzlukların birkaçının biraraya gelişinden kaynaklanıyor da olabilir.

    --- spoiler ---

    bu hadise, sınıfca bizim başımızı hayli uzun bir süre boyunca ağrıttı. bir hocamız vardı; iyi insandı, kaliteli birisiydi yalan yok, ama konuşmasında sıkıntı vardı. hem boğuk, hem de çok kesik kesik sesletiyordu kelimeleri ve bunun istisnası yoktu, kalıcı bir durumdu. sizin alıcılarınız ne denli kaliteli olursa olsun fark etmiyordu; vericide sıkıntı olduğu için illâ ki sorun yaşıyordunuz. haa, bir de alıcınızda bozukluk varsa, o vakit hepten sıkıntı yaşıyordunuz tabii...

    bu hoca, öğrencinin elindeki ortak ders kitabının dışında, dersi kendi kitabından da işlerdi. kendi kitabı söz konusu olduğunda, ilgili konuyu ya birisine okuturdu ya da tahtaya yazdırırdı. kitabın ilgili kısmının fotokopisini çektirip dağıtma gibi bir yaklaşımı yoktu, hatta öyle bir şey lügatında yoktu muhteremin.

    kitabını okuturken, okuyana sık sık yönerge verirdi; "dur; yavaş oku; orayı tekar oku; ne demek istemiş orada anlat bakalım; vesair gibi... lâkin, hocanın ne dediğini anlamadığımız için hangi yönergeyi verdiğini de anlayamazdık. tekrar söylerdi, yine anlamazdık. çocuğunun ilk sözcüğünün ne olduğunu anlamaya çalışan ebeveyn gibi bir durumdu bu. dururduk, son cümleyi tekrar ederdik, çevirisini yapardık; zaten hepitopu verdiği 5-6 genel yönergesi olduğu için rastgele birini tutturmaya çalışırdık. bir de agresif bir yapısı vardı hocanın. hem onun için, hem de bizim için işkenceydi tabii. şu kitabı bana okutturmasın, piyango bana vurmasın diye tanrıya yakarırdık.

    işin tahtaya yazı yazdırma kısmı hepten işkenceydi. kitabı elinize verip "al yaz oğlum" derse ne âlâ! fakat, "ben okuyacağım sen de tahtaya yazacaksın" şeklinde bir istek gelirse, rahat bir günlük ömrünüzü götürmeden bırakmıyordu. eliyle işaret edip; "tahtaya gel, şunu yaz evladım" diye çağırdığında var ya, o anfinin merdivenlerinden inerken ne dualar ederdiniz kitabı versede yazsam diye...

    --- spoiler ---

    5
  • dersi anlamayan öğrenci yoktur, öğrencisiyle irtibatı kopuk, ona hitap edemeyen öğretmen vardır.

    1
  • "Gece gece ben bunu niye okudum" yazısı.

    1
  • hocanin anlatma kabiliyeti yoktur. olmayinca olmuyor istersen 10 kitap yaz kardesim an-la-ta-mi-yor-sun !

    2
  • günlük rutin aktivitemdir. bir kişi kitabında çok güzel anlattığı bir şeyi derste nasıl anlatamıyor şaşıyorum.

  • Dersi takip edememeye sebep oluyor. Önce bir hevesle başlıyorsun da devamı gelmiyor işte. istatistik dersinde sık sık başıma gelir.

    1

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -