favorilere eklediği son 20 entry


... tümü ...
  • bol reklam + iyi tanıtım + karşıt görüşlerin çarpışmasına izin + zırt pırt çaylaklık vermekten vazgeçme = on numara sözlük!!!

    formül budur!!!

    edit: bir de dürüst ve adil bir moderasyon da lazım tabi.

    2
  • Mamoru Hosoda'nın (bkz: Ookami kodomo no Ame to Yuki) (bkz: Toki o kakeru shoujo) (bkz: summer wars) (bkz: samurai champloo) gibi akıllarda ve gönüllerde yer etmiş usta bir ismin ellerinden çıkma muhteşem bir yapım daha... Birçok yönüyle dikkat çeken bir yapım olmasıyla beraber !f istanbul'da da gösterime girmiş ve izleyenlerden tam not alan eser, sımsıcak duyguları üzerimizde bırakarak veda etmiştir. ilk fırsatta izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

    Konusuna da kısaca değinip giri'yi bitireyim; Hikâye insan Dünyası (Tokyo's Shibuya ward) ve Canavarlar Dünyası (Shibutenmachi) arasında geçmektedir. Çeşitli sorunlar yaşayan Kyuuta, bir an için kendini paralel bir evren olan Canavarlar Dünyası'nda bulur ve orada dışarıdan bakıldığında son derece rahatsızlık veren Kumametsu ile karşılaşır. Bir şekilde çırağı olan Kyuuta, eğitimlerine devam eder ve aradan geçen onca zamana rağmen bir türlü geldiği yeri unutamamıştır. Geri dönmek ister ama yaşadığı yer ve geri bıraktıkları arasında zor bir durumda kalır... Nereye ait olduğunu ve kendini bulma çabası gibi sorgulamalarla birlikte, birçok duyguyu harmanlayarak karşımıza çıkaran Bakemono no Ko (Çocuk ve Canavar) sımsıcak bir arayış, kendini bulma hikâyesidir.


    "Hangi baba çocuğu tarafından taklit edilmekten hoşlanmaz ki?"

    bakemono no ko

    3
  • insan kanındaki (bkz: antikorlar) sayesinde kanın özelliğini belirlemek için oluşturulmuş bir kavramdır. örnek olarak, 0, a, b ve ab verilebilir. e tabi bir de rh (+) ve rh (-) (bkz: rhesus) faktörü var ki, onunla beraber insan kanı için 8'li bir tablo oluşmuştur.

    gelelim kan grupları nasıl belirlenir, ona bir cevap yazmaya çalışalım:
    kanımıza kırmızı rengi veren alyuvarların (bkz: eritrosit) hücre çeperlerindeki protein yapısında bulunup bulunmamasına göre kan grupları a,b, ab ve 0 olarak isimlendirilir.
    konuyu biraz daha açarsak eğer alyuvarlarımızın hücre çeperinde sadece a tipi protein varsa, kan grubumuz a,
    sadece b tipi protein varsa kan grubumuz b,
    eğer hem a, hem de b tipi protein bulunursa, kan grubumuz ab,
    eğer ki eritrosit hücre çeperinde a ve b tipi proteinlerin ikisi de yoksa, kan grubunuz 0 demektir.

    demin bahsettim ya hücre zarındaki proteinlerin durumuna göre kan grubunuz belli oluyor diye, işte o proteinlere de (bkz: aglütinojen)
    adı verilir. haa şöyle bir şey de var: kanda, kendinizinkinden farklı bir kan grubuna ait alyuvar hücrelerinin vücudunuza girmemesini sağlayarak sizi koruyan (bkz: aglütinin) adlı antikorlar bulunur. Protein yapısında olan aglütininler de tıpkı aglütinojenler gibi a ve b tipinde olurlar.

    madem kan grubu dedik biraz da rh ( ) faktöründen de bir kaç kelam edelim o zaman...
    başta da dedim ya rh faktörü ile beraber kan grupları insanda 8 tip olarak sınıflandırlmıştır diye... peki nedir bu rh faktörü, nereden gelir, ne iş yapar? onu izah etmeye çalışalım.

    rh faktörü, kanda antikor olup olmaması ile ilgili bir durum. ismi ise bir maymun türünden (bkz: rhesus) tan gelmekte...
    örneğin: 0 grubu bir kanda eğer antikor bulunursa o kan grubu : 0 rh (+),
    eğer antikor bulunamazsa da: o kan grubu 0 rh (-) olarak tespit edilir.

    son bir not: olası kan nakillerinde, nakil işlemi mümkün olduğunca aynı kan grubundan yapılmaya çalışılmaktadır.

    Edit: dr.stein'a Teşekkürler.

    3
  • Ömür evleri a101 in karşı çaprazında kahvehane ile erkek berberi arasında çok küçük şirin ve oldukça ucuz bir mekandır. ișletmeci Fatma ablada oldukça anaç ve nazik bir kadındır. 5 tlye bir tabak mantı ve yanında 2.5 tl ye gözleme tüketebilirsiniz. Neden böyle diye sorarsanız benim çocuğumda gurbette öğrenci ona yardım edemiyorum bari size yardım edebileyim cevabını alacaksınız. Ayrıca çayı da güzel fatma ablanın. Ayrıca kilo işi mantı erişte ve tepsi işi laz böreği de alabilirsiniz.Tüm öğrencilere tavsiye ederim.

    Not. Normalde menü mantı + sınırsız çay 5 tl gözleme 2,5 tl kilo erişte 8 tl kilo manti 15 tl tepsi su/laz böreği böreği 35 tl dir.
    Not2. Ben mantının arkasın dan gözlemeye henüz para istediklerini görmedim. Her seferinde ben istemeden kendileri getirdiler

    8
  • Bir kere daha insanların yasak olan şeyleri isteme gücünü kanıtlayan istektir.
    Müziksiz çalışamıyor musunuz dersinizi? O zaman bu istek sizde de mevcut olacaktır. Fakat yapamayacaksınız. Çünkü kütüphanede sessiz olunması gerekmektedir. Diğer insanların hakkına girmemek lazım.
    Bir anım da geldi aklıma. Akşam kimse yok gibiydi. Ben de kendimi kaptırmışım ve durmuş şarkıya dışımdan eşlik etmişim. Tabi bir anda farkina varip da arkama dönmem bir oldu.

    Şimdi ise ritim tutmamak icin kendimi zor tutuyorum.

    2
  • up (türkçe: yukarı bak)

    2009 senesinde vizyona girmiş, hollywood (bilgisayar) yapımı, macera türünde 3-boyutlu çizgi sinema, bir diğer tabirle animasyon filmidir. türkçe dublajda filmin ana karakterini erol günaydın seslendirmiştir.

    animasyon türünün en iyi örneklerinden biri olan film, romantik bir aşk hikâyesiyle başlar. filmin özellikle başındaki anlatı, oldukça başarılı ve hiç sıkılmadan kendisini izletebilir bir niteliktedir. daha sonra anlatı kendisini bir süreliğine hüzne bırakır. derken, işin macera kısmı başlar. duygusal geçişlerdeki başarısına hayran olduğum bir yapımdır.

    http://galeri.omusozluk.com/k/3265/ + up
    http://galeri.omusozluk.com/k/3266/ + up

    6
  • kısım ı
    ----------
    "ne'sinden" ziyâde "nasıl'ıyla" ilgilendiğim, büyük şair. bana göre, bir şairin sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi için hayat görüşünden ziyade, bu görüşü sözcüklere nasıl döktüğüne bakılmalıdır. mesela, h. nihal atsız'ın fikirlerini hiç benimsemeyen bir insan olarak, h.nihal atsız'ın görüşlerinin adeta bir özeti olan "mussolini'ye mektup" şiirine bayılırım. çünkü derdini iyi anlatır o şiir. şiir de bence "derdini nasıl daha iyi anlatabilirsin" meselesidir. nitekim necip fazıl da -derdi,meselesi,davası islam olan bir şair herkesin bildiği gibi- derdini eşsiz durulukta bir türkçeyle anlatır. bütün şiirlerinde bunu göremiyorum orası ayrı. (aslında bütün şiirleri mükemmel olan şair görmedim desem daha doğru olur.neyse bu ayrı bir tartışma konusu.) yer yer ideal olarak gerçekten anlayamadığım, hatta kınadığım görüşlere sahip bir adamın şiirlerine hayran kalmak çelişki değildir.

    kısım ıı
    ----------

    vakti zamanında (1932 senesinden önce) herkesin bellediği müslüman necip fazıl ne yapmaz ise yapmış büyük şair. kumar mı oynamamış, kadınlarla mı ilgilenmemiş, bir çok şey... habertürk'teki tarihin arka odası programında hakkında konuşuluyordu ve ortaylı kendisi hakkında sıkça kullanılan şu sözü hatırlattı izleyicisine: "onu (necip fazıl'ı) gümüşten bir kaseye koyun, o kaseden para yapar ve kumar oynar." böyle de bir kumarbazmış vaktiyle. (kumarbaz demişken, kendisinin hasta kumarbaz'ın ölümü diye enfes bir öyküsü vardır. mutlaka okunmalıdır. tahminimce öyküde vaktiyle kumar oynayan kendisini haklı çıkarmaya ya da savunmaya çalışıyor ama olsun, sırf o kumar masasının tasfirini okumak bile bir değerdir.) ama kıymetli şairimiz, 1932 yılında hocası abdulhakim arvasi ile tanıştıktan sonra bu işlerden etek çeker. (hocası ile tanışmasını 'tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum' dizeleriyle anlatır. enfestir.) el etek çeker ama kendisine geçmişi sürekli hatırlatılır. onda tüm bunlara karşılık, "geçmişim bir çöplüktür ve çöplüğü de ancak itler karıştırır." gibi artistlik bir cevap verir.

    kısım ııı
    -----------
    kendisi özellikle bugünün okurları tarafından nazım hikmetle kıyaslanmaktadır ki bu oldukça sağlıksız bir kıyaslamadır. bahsettiğim kıyaslama genelde şiirsel kalite açısından değil, ideal, dünya görüşü açısından yapılır. bana sorarsanız şiir kalitesi olarak necip fazıl'ın yerini doldurması nazım'ın zordur. dünya görüşü olaraksa ikisine de uzağım. her neyse. diyeceğim, insanlarımızın tabiri caizse horoz dövüştürür gibi dövüştürdüğü bu iki büyük şair, birbirlerine onları dövüştürenler kadar düşman değillerdi. evet birbirlerine hayran değillerdi evet çok yakın değillerdi ama aynı okulda okuyan bu iki fikir adamı ve şair, ediplik gereğince bugün onlar sanki yapmış gibi birbirlerini yemediler. zaten internette dolanan o hikayeler (nedense o hikayelerde lafı koyan hep necip fazıl oluyor) uydurmadır. edebiyat camiasında kanlı bıçaklı şairler yok denecek kadar azdır. bi örnek vereyim size, tevfik fikret öldüğünde onun tabutunu ilk omuzlayanlar arasında büyük islamcı şair mehmet akif vardır. aşiyan müzesine gidip yatak odasındaki tabut taşımalı fotoğrafa bakarsanız mehmet akif'i çok net görürsünüz. demek istediğim, şairlerin fikri uyumsuzlukları insanlıklarına ket vurmamıştır. popüler kültürün karşı karşıya getirdiği iki büyük şairimizi, nazım'ı ve necip'i kanlı bıçaklı olarak tahayyül etmek doğru değil.

    yoruldum, sevdiğim bir şair olduğu için (dediğim gibi benim için şair yoktur şiir vardır) hakkında uzun uzun yazmak istedim. aklıma geldikçe kendisiyle alakalı tartışmalı meseleler hakkında düşüncelerimi yazacağım.

    2
  • imam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:

    "Eshab-ı kiramdan imran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:

    - Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

    imran bin Husayn hazretleri buyurur ki:

    - Sen Kur’anı okudun mu?

    - Evet.

    - Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekat olduğuna rastladın mı?

    - Hayır.

    - Peki bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekat düştüğüne rastladın mı?

    - Hayır.

    - Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kabe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kabe’yi yedi defa tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?

    - Hayır.

    - Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı? (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

    Hz. imran daha sonra buyurur ki: Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır."

    Bir âyet-i kerime meali: (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151]

    imam-ı Şafii hazretleri, (Bu âyetteki hikmetten maksat, Resulullahın sünnetidir. Önce Kur’an zikredilmiş, peşinden hikmet bildirilmiştir) buyuruyor.

    Kur’an-ı kerim açıklamasız öğrenilseydi, Peygamber efendimize, (tebliğ et yeter) denilirdi, ayrıca (açıkla) denmezdi. Halbuki, açıklanması da emredilmiştir. iki ayet meali şöyledir:

    (Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

    (Biz bu Kitabı, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

    Bu âyet-i kerimeler, açıklamayı gerektiren âyetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi, bunu açıklamaya Resulullah efendimizin yetkisi olduğunu da göstermektedir. Kur’an-ı kerimde her bilgi açık değildir. Peygamber efendimiz bunları vahiy ile öğrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. iki hadis-i şerif meali de şöyledir:

    (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [i. Ahmed]

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

    bu yazı tatmin etmediyse linklere buyrunuz;

    link
    link
    link
    link
    link

    Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi.

    3
  • Binanın rengi de mavi içindekilerin cinsiyeti de mavi. Safi mavi. Sadece mavi. Her yer mavi.

    3
  • (bkz: ananas reçeli ile carlsagan'ı evlendiriyoruz kampanyası) bay don quijote tarafından oluşturulmuş en sıradışı intihar yöntemidir.

    3
  • 21.yy'da hala burçlara inanan insanlar var lan. 21.yy lan! Ayıptır mübarekler. 1 saat erken/geç doğmanız karakterlerinizi nasıl şekillendirebilir?

    "venüs, az daha aşağıya kay da şu adam biraz daha duygusal olsun be"

    1
  • Yooooooaaaaammina. Bu sözün bir tık ilerisi patlayan bombaların tek sorumlusu AKP seçmenidir. Onu da diyin baba bombayı ben patlattım zaten.

  • TSK'nın fırtına obüslerle bugün ypg'yi topa tutmasıdır. Kılıcınız keskin zaferiniz daim olsun inşallah. Sırtını pyd'ye ypg'ye dayayanlara şimdi obüsler dayıyor :))

    6
  • Bir tür alışveriştir.

    Tavsiyelerde bulunmaya çalışacağım ve düzenlemelerle bu giri altında devam edeceğim fakat sadece isim yazmak şahsıma göre uygun düşmeyeceği için; başlık açılıp giri yazılmış kitaplar tavsiye edilecektir. Aksi takdirde sadece isim vermek ne sözlük için ne yazarlar için uygun ve yararlı olmayacaktır.

    Naçizane tavsiyeler olacak ve ilk başa isim yazacağım böylece buna tıklayarak genel başlığa giderken, ikinci sıra yazacağımsa giri numarası olacaktır ve bu da kendi fikirlerimi kelimelere döktüğüm giri olacaktır.

    Kitap Adı - Giri Numarası

    (bkz: android’ler elektrikli koyun düşler mi?) - #21480
    (bkz: Hababam sınıfı) - #76289
    (bkz: windsor'un şen kadınları) - #76293
    (bkz: görünmez kentler) - #76324
    (bkz: içimizde bir yer) - #76325
    (bkz: fareler ve insanlar) - #35676
    (bkz: Legends of The Fall) - #76327
    (bkz: La Putain respectueuse) - #76330
    (bkz: kardeşimin hikâyesi) #22738
    (bkz: zamansız ülke düşleri) #33352
    (bkz: atom bombası çocukları) #25719
    (bkz: 1q84) #40340
    (bkz: ladesçi) #76657
    (bkz: ubik) - #105833

    3
... tümü ...

bizi takip edin