en beğenilen 20 entry


... tümü ...
  • Aldığın eğitimin ilçe ile bir alakası olduğunu sanan bir yazarın açtığı başlıktır. Sen eğitim alıyorsun. Nerede aldığın önemli mi? Kendini geliştirmek istiyorsun, gidip merkezde geliştirebilirsin. Kabul ediyorum, ilk geldiğim zaman bu ilçeye alışmakta zorlandım. Ama yöntemini keşfediyor insan ve bazı yönlerinden faydalanmasını biliyor. Çarşamba'nın neresi olduğunu da azıcık coğrafi bilgisi ya da genel kültürü olan bir insan bilir. Sen bilmiyorsan, o da senin sorunundur. Bir avukatlık mesleğindeki siyasetçi yüzünden, siyasi çıkarları uğruna, ilçeye getirildi diye kalkıp sen "hukuk okuduğunu sanmak" şeklinde bir cümle kurup, altında da Çarşamba halkını ya da fakültedeki hocaları aşağılayamazsın, kusura bakma.

    Ben Çarşamba'da okuyorum. Aldığım eğitimden de memnunum. Köklü bir üniversite olan Atatürk Üniversitesi'nde de bizde okutulan kitaptan okutuluyor. Hocalar mı fark? Hocalarımıza gidip sorularımızı da sorabiliyoruz. Şu ana kadar dersime giren hiçbir hoca, kendisine gelip mantıklı sorular soran insanları geri çevirmedi. Ellerinden gelen yardımı da yaptılar. Ego mu? Ego her insanda mevcuttur. Çoğu hocamız öğrencinin dostu oldu. Notlar konusunda hak etmediğimizi veren var mı bilmem ama dersini anlatır, ne anlattıysa da onu istemek hocaların hakkıdır. Eğer sen yapamıyorsan, bu da senin sorunundur.

    ÇArşamba'nın avantajları da mevcut. Burası "texas" olarak anılabilir fakat eskisi kadar katı bir yer değil. Hala yanlış bir şekilde uyaranlar mevcut. Fakat halkının içinde bir o kadar da insancıl insanlar var. Öğrencilere yardım etmek isteyen insanlar var.

    Son olarak, tekrar söylüyorum, ben Samsun'un ÇArşamba ilçesinde Hukuk okuyorum. Hukuk okuduğumu sanmıyorum. Hukuk okuduğumu biliyorum.

    edit: ben Çarşamba'lı değilim. Ege'den geldim buraya.

  • "bunu yapmayıp ders çalışsaydılar ... (siz tamamlayınız.)" demek istiyorum.

    aynı içeriğe sahip birden çok sayfa olmasına sebebiyet veren durumdur.

  • dersleri gerektiği gibi anlatmayan hocalar, öğrencileri gerizekalı muamelesi gören bir okul ve tabi ki de "abaza" lakabı alan öğrenciler.

  • biyolojik olanı "baba" olarak kabul etmiyorum. "baba" olarak kabul ettiğim üvey babama yazıyorum o yüzden.

    Seninle çok fazla yakın olamasak da, ben sana gösteremesem de seni seviyorum baba. Her ne kadar aramasam da seni aylarca, ben seni merak ediyorum. Kabul edelim, aramızda o kadar da güçlü bir yakınlık kurulmadı hiçbir zaman. Ama ben sana değer veriyorum. Sen bana elinden geldiğince gerçek babammış gibi davrandın. Ayırmadın beni. Ama gel gör ki arada hep bir uçurum oldu. Bu arada baba fark etmedim sanma sakın, evdeki bilgisayarda dosyama girip müziklerimi kaçırmışsın. Bir de bize dersin karıştırmayın diye. Seviyorum seni.

    edit: bu kısasıdır. uzunu benim içimde kalsın.

  • teklif eden kişi ile böyle bir şey yaşamak istemeyen erkektir.
    her önüne gelene "evet" mi desin ?

  • Anneannem öldükten sonra annemlere taşındım. Yer yatağında yatardım ben ve neredeyse her gece koltuğa doğru yüzümü döner, koltuğun görünen kısmıyla konuşur, ağlardım. Gündüzleri ise, sanki hiç yıpranmamışım, bende çok bir etkisi olmamış gibi davranırdım. Sanki bu ev değiikliğine hiç üzülmemişim gibi. Okuluma gider, derslere girer, görevlerimi yerine getirirdim yani. Ama anneannem olsaydı, her şey daha farklı olurdu. Biliyorum bunu.

    edit: Deliliğimin taa o zamandan ileri geliyor olma ihtimali yüksek.

    9
  • yazarlarımızın evlilikten neler beklediklerini anlattıkları başlıktır.

    1. o maç izlerken ben de onunla izleyeceğim ve bana bilmediklerimi açıklayacak.
    2. saygılı olacak bana ve çocuklarımıza.
    3. ben çocuk konusunda aza karşıyım. yani tek çocuktum yıllarca ve kardeşlerim hayatıma girdikten sonra daha mutlu olduğumu biliyorum. bu sebepten birden çok çocuk isterim, bunu anlayışla karşılamasını da beklerim.
    4. arkadaşlarıyla dışarıya çıkmak isteyebilir akşamları, bunu kabul ederim fakat her gün her gün olmasını istemem.
    5. yurt içinde veya yurt dışında birçok yeri gezmeyi beklerim.
    6. savcı olmayı düşündüğümden bununla birlikte gelen zorlukları benimle beraber kabullenmesini beklerim.

    edit: 7. akşam yemeklerini beraber yemek
    8. eve gelmeden önce, iş hayatında ne olduysa, kapıda bırakmasını da beklerim. Tamam onunla yalnız kaldığımızda konuşabiliriz fakat çocuklardan ya da benden hıncını çıkarmasın.

    8
  • "Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir."

    8
  • sofra bezinin üzerine tepsi, tepsinin üzerine de yemek tabaklarının konulup, etrafında daire çizecek şekilde oturularak yenmesine denilen eylemdir. aynı zamanda özlediğim bir şeydir.

    --- spoiler ---

    yer sofrası dendiğinde biz masa tabirini hiç kullanmadık. yani ben ailemde görmedim. Sofra bezini serer, üzerine sini denilen tepsiyi koyardık. Onun etrafına otururduk.

    --- spoiler ---

    8
  • ırkçı bir yaklaşım ve benim birden fazla arkadaşım var gözlüklü olan. Tespitin çürüdü lolcü kız.

  • ağzına geleni söyleyebilecek potansiyele sahip bir insan olur.
    potansiyel bir katil adayıdır aynı zamanda. Dikkat etmek lazım. insanları kırmak konusunda onun üstüne tanıyamazsınız bu gibi hallerde.

    8
  • Şeklinde bir başlık açan kişinin beyninin düzgün çalıştığından şüphe duyulacak bir durumdur. Lahmacun yerine neden pizza yenmesi gereksin? Neden lahmacun yiyenleri kro ya da köylü olarak düşünebilir bir insan? Her insan hangi sınıftan olursa olsun lahmacun yiyebilir. Ki cogunluk lahmacunu pizzaya tercih etmektedir. Beb kro ya da köylü değilim. Ama bakınız neredeyse her hafta lahmacun yerim fakat ayda yılda bir pizza tüketirim. Bu kisilerin secimine bağlı bir durumdur. Sinif ayrimiyla bir ilgisi yoktur bana göre.

  • kadınlar günümüz kutlu olsun efendim.

    sessiz kalmayın size yapılanlara. şikayetçi oldunuz diye size yapılabilecek olanlardan korkmayın. Birçok kadın sessiz kaldığı için çektiği işkenceleri çekmeye devam ediyor. Biz kadınlar sessiz kalmayıp, sesimizi çıkarmalıyız ki karşılarında dut yemiş bülbül veya korkak birilerini görmesinler.

    8
  • ben sana layık değilim. sen daha iyilerine layıksın.

  • adile yadırgı'da dinlediğim bir bulgar halk türküsüdür. çok da güzel bir türküdür. dinlemenizi tavsiye ederim. ki zaten dinlemişsinizdir eminim.
    "şu karşıki dağda lambalar yanar
    lambaların şavkına fadimem
    sevgilim yazar

    ayletme beni söyletme beni
    alçak yüksek tepede fadimem
    bekletme beni

    şu karşıki dağda kuzular meler
    kuzu sesi değildir fadimem
    ömürler biter

    ayletme beni söyletme beni
    alçak yüksek tepede fadimem
    bekletme beni"


    dinlemeniz için: link

    7
  • "vaaaay yine mi keder? ama artık yeter. yine kapıda kara geceler.."

    7
  • "yahu 'kürtler' nedir? Kürtler değil, pkk'lılar veya kürtlerin içinde pkk yanlısı olanlar. Şunun ayrımını yapamadınız gitti." dediğim başlıktır.

    edit: yazım yanlışında bulunmuşum.

  • O varlığa "erkek" denmez. Gücü anca kadına yettiği için, bütün hırsını, acizliğinin altında kalışını kadından çıkartan varlıktır.

  • yeşil yandı ve önündeki yanar yanmaz harekete geçmedi mi? sövmeye başlayabilirsiniz.
    ya da efendim yaya öncelik mi istedi? "Ne münasebet lan?!" diyerek yolunuza hız kesmeden devam edebilirsiniz.

    6
  • Çoğu Kız öğrencilerimizin evlenmeyi düşünmeye başladığı zamanların yaklaşmasının habercisidir.

    (bkz: geliyor gönlümün efendisi)

... tümü ...

bizi takip edin