flightlessbird

birinci nesil yazar

her şeyi unut, umudu unutma.



son 20 entry

  • 10 gündür verdiği yaşam mücadelesine yenik düşmüş bir melek. ve sözlükteki o kadar başlığın arasında kendisine dair tek bir cümle edilmemiş olan bir çocuk.

    kocaeli'nde 10 gün önce hastaneye merdivenden düştüğü gerekçesiyle kaldırılmış fakat yoğun bakımdan maalesef ki çıkamamış. çocuğun bağırsaklarının parçalandığı ve vücudunda morluk izleri olduğu söyleniyor, annesinin sevgilisi tarafından tecavüze uğradığı da. 3 yaş, tecavüz, ölüm... birbiri ile yan yana olmaması gereken 3 kelimeyi bir araya getirmişler. ben bu haberi okurken, bu haberi paylaşırken bittim. sen nasıl bir insansın bunu yaptın, sen nasıl bir annesin olmasına izin verdin...

    vallahi artık aklım almıyor, bu kadar or*spu çocuğu ne ara dolmuş bu ülkeye aklım almıyor. lütfen susmayın, lütfen kimse artık susmasın. ne olursunuz adalet artık yerini bulsun.

  • Şair kelimesinin can bulmuş halidir. Bir bıçak kadar keskindir bazen, bazen bir kedi yavrusu kadar ürkek ve bazen de gözleri kapalı bile olsa sizle her yere gelirmişcesine cesur. Şiirleri de kendisi gibidir. Ne zaman denk gelsem okusam hep bi kez daha sevmişimdir.

    "Sen birinci hamura basılmış dokuz punto beyaz karaktersin. Alın yazımsın hatta alın yazımın tek okunaklı yerisin."

    3
  • sözlük yazarlarının artık canına tak eden meseleleri barındıran içerik.

    şu hayatta belki de en çok sinir olduğum insan modeli ota boka alınandır. bu tür insanlar varya kanı beyninize sıçratır, gereksiz surat asışlar mı dersiniz, yersiz tripler mi dersiniz, o anki bütün güzel enerjinizin içine afedersiniz sıçarlar efendim. takılmayacaksın bunlarla. bulduğun ilk yerde üstüne basa basa ezeceksin. ezeceksin ki seni böyle aktif yanardağ haline getiremesinler.

    4
  • Cem özkan'ın belki de en bilinen ve sevilen şarkısıdır. Hatta bi şarkıdan fazlasıdır bile. Üzülürüm yine resmini görünce der alır götürür önce; dön bana yeniden ne olur der kanatır ve unuturum sandım zamana bırakınca seni nasıl sevdiğimi diyerek de öldürür. Yani hayırsız bir sevgili gibidir. içinizdeki en ufak mutluluğu bile söker atar ama siz bile isteye defalarca dinlemeye ve sevmeye devam edersiniz.

    3
  • içimizin yeniden yandığıdır. anlam veremiyorum aklım almıyor artık, kim ne yapıyor ya da yapmıyor, kim sessiz kalıyor ya da kim çabalıyor. sadece her olayın sonunda kalan büyük bir acı. istisnasız ne olursa olsun acı.

    ben artık televizyonu açmaya korkar oldum, birgün de hayırlı bir şeyler olsun da yüzümüz gülsün be kardeşim. birgün de çocuklar, kardeşler, analar, babalar ağlamasın; acaba başına bir iş gelmiş midir diye merak etmekten uykusuzluk çekmesin ya. yani modern zamanlarda yaşamak bu mu oluyormuş? insan insanı kırıyor ve hiç acımıyor. nasıl vicdanları el veriyor hiçbir günahı olmayan bir insanın kanına ellerini bulamaya? bunu yapmadıkları için vicdan rahatlatan ama göz yuman insanlar nasıl uyuyor? ocağına düşmemiş acıyı umursamayanlar nasıl kendi yüzlerine bakabiliyorlar aynada hergün? en kötüsü de bunların hepsine bir bir alışılıyor bir bir. 3 gün sonra her şey unutuluyor. ülke kendini otoliz ediyor da kimsenin sesini çıkardığı yok. yazık, çok yazık...

    2
  • http://galeri.omusozluk.com/k/2894/ + geceye bir fotoğraf bırak

    insanın içinden bir şeyler koparan anları paylaşması sanırım bi yerde.
    dünyanın neresinde, kaç yaşında ve ne halde olursanız olun en önemlisi güneşin ufka değdiği yere gitmek. ve hatta belki birgün geri dönmek, döneceğine dair söz vermek falan. böylesi hepsinden güzel.

    3
  • insanı derinden yaralayan; yaralamasa bile kanatan şarkılar söyleyen müzik grubu.

    yahu fikrimce bu adamlar, hemen hemen herkesin unutmaya çalıştığı bir anısını barındıran bi şarkı mutlaka söylemişlerdir. ne sevebiliyorsunuz ne de sevemiyorsunuz bir bakıma. haklarındaki tek gerçek ise sağlam parçalara sahip oldukları.

    https://www.youtube.com/watch?v=WdKA9Fg0ddU
    mesela yani.

  • içten bir buseyi hakeden alnıdır.

    çok sevilen bir adam yürekli bir kadının alnının yazısıdır; çok sevilen bir kadın yürekli bir adamın alnından öpüp bağrına bastığıdır.

    1
  • 2015 yapımı, imdb puanı 7.8 olan; filmin her oyuncusunu çevrenizden bir insanmış gibi belleyeceğiniz enfes bir dram filmi. ne yılışık romantik sahneler var, ne anlaşılmayan diyaloglar. sadeliği resmen şıklık kazandırıyor. insan izleyince hayatta sağlıktan önemli başka hiçbir şey yok diyor kendine. ama bunun üzerinden yarım saat geçtikten sonra unutuyor. gelsin saçmasalak her şeye üzülmeler.

    sahi şu kısacık ömürde gerçekten bu kadar üzülmeye değer mi?

    fragman için: https://www.youtube.com/watch?v=BnLs49NL-c8

    3
  • Pişmanlık girileri içeren başlık.

    insan 17 yaşında eğer büyürse her şeyin daha iyi olacağını sanıyor. Ama bilmiyor ki zamanla ona ait olan her güzel şey bir bir kirlenecek. Hayatta yapmam dediği şeylere bir bir alışacak. Ve hatta değişimin ne demek olduğunu iliklerine kadar hissedecek. Ama o zamanlar bilinmiyor, hep o zamanlarda kalınsa keşke.

    Kendime vereceğim tek öğüt de başkasının değil kendi kararlarına göre yaşa olurdu. Doyasıya da gülümse elbette.

    4
  • True detective diye atlayacağım anket sorusu. Evet efendim 2. Sezon biraz sıvadılar ama ben kurtaracaklarını düşünüyorum.

    1
  • düşünmekten yoksun olan insanlardan oluşuyor olmasının doğal sonucudur. herkes hem her konuda fikir sahibi, hem de en iyisini biliyor. insanlar bir alanda uzmanlık görüyor ama kesinlikle ve kesinlikle o alanın dışında bir yerde iş buluyor. öyle de müthiş bir yer burası yani.

    2
  • kendisi hakkında ilk giriyi girebilme şerefine nail olduğum; ruhu okşayan şarkıların ve kalbinizi sızlatan şarkı sözlerinin sahibi, fanatik beşiktaşlı, harika insan. fe abimiz, canımız. samsun'a gelse de koşarak gitsek.

    3
  • açıkçası içerisinde bulunmuş olmaktan mutluluk duyduğum gruptur. ne güzeldi soba başında saçların kurumasını beklemek, üzerine mandalina kabuğunu yapıştırıp kokusunu almak, fırınında patatesler kestaneler falan.

  • unutmamak üzere sağa sola kaydedilmiş olanlardır. ben genellikle twitterda paylaşmayı tercih ederim.

    "Gelme diyecektim, geldin. iyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
    Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. iyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun." (bkz: aşka dair nesirler)

  • feridun düzağaç şarkılarında sıkça rastlanandır.

    "gözlerimde boğulma diye ağlamıyorum."

    "seni düşünürken içtiğim sigarayı, korkarım ben söndürmeye."

    "bakışların gittiğin yerden uzak, yoksa gelirdim."

    4
  • insanın içine bıçak gibi saplanandır.

    "beni sevmiyordun bilirdim, bir sevdiğin vardı duyardım."

  • insanı hatırladıkça kimi zaman hüzne boğup kimi zaman özlettirendir. benim bir numaram hani o dinlemeye doyamadığımız hikayeleri harika tonlamalar ve vurgular yaparak anlatan heredot cevdet'e sahip olmuş ekmek teknesidir elbet. yusuf ile züleyha'sı hala kulaklarımda. buyrun:

    https://www.youtube.com/watch?v=Hbvfu5XEC1M

    2
  • tırnakları yedirip, kafayı bozduran hede. hele de son sınıfsanız ve bir de okulunuz uzamışsa sessizce bir kenara oturup geçmesini bekleyin derim. hayat çok zor.

  • her an karşılaşılabilecek duyguların başını çeker. bol insandan ziyade boş insan ortamına sahip olma sonucu ortaya çıkar. her insan özel yaratılmıştır. he sonradan sıradanlaşmayı seçer o ayrı mesele.

    2

... tümü ...

bizi takip edin