favorilere eklediği son 20 entry


... tümü ...
  • vicdanen çoğu insanın içmediği aydır. içiyorsanız günü mü olur dedirten soru.

    2
  • Sanki hep gece vardı kadınlar için.
    Ve gündüzler, kadınlar için gecelerin loş aralıklarıydı.

    8
  • charles darwin ile evrim araştırmalarının da bittiğini falan mı sanıyorsunuz, darwinin savunduğu bir çok şeyin yanlış olduğu zaten ortaya çıktı ve ortaya evrimi daha da destekleyen niceleri eklendi. darwin savunduğu evrim anlayışının buralara gelebileceğini dahi bilmiyordu. hala darwin kaynakları paylaşıp " bak senin adamın bile böyle diyor " tarzı yazan var ya. asıl komik olan ise 200 yıllık araştırma kanıtlar tonla şeyi " bilimsel " bakış açısıyla çürütmeye çalışırken bunun karşısına koyduğunuz tezin adem ile hava olması. güldürmeyin ya.

  • Bazı hoca müsveddelerinin yaptığıdır.

    Oysa islamda mülk allahındır.

    Zenginlikten şımarmış toprak ve sermaye sahipleri lanetlenmiştir.

    Kuranda ihtiyaçtan fazlasını bulundurmak, biriktirmek haramdır. Bir çok ayette mal biriktirenlere allahu teala cezalandırılacaklarını söylemekte.

    islam dininde infak, paylaşım esastır ve toplumda bu paylaşım esasına göre refaha kavuşur.

    Toprak benim bu topraktan biten sebze, meyve, nimetler benim deyip işten sıyrılamaz kimse. Mülk allahın.

    Günümüzde herkesin başını sokacağı lükse kaçmayan evi arabası kenarında köşesinde 3-5 birikmişi olabilir lakin boyna biriktirme ve mal arttırma hırsı kimsenin faydasına olmayacağından ihtiyaç fazlası olacak olduğundan ateştir.


    Allah ın dininden kapitalizm çıkarmaya çalışanlar çayır cayır yanacaktır.

    3
  • bir diğer deyişle "klasik türk müziği."

    adı gibi türk müziği falan değildir aslında; maalesef değildir. bugün türk sanat müziği olarak dinlediğimiz "ey büt-i nev eda, olmuşum müptela." gibi harikulade parçaların bestelerindeki nizam, katiyen arı duru bir türk dinletisi değildir.

    klasik türk müziği bize fatih sultan mehmet han'ın hediyesidir. ilber hoca'nın da dediği gibi, devlet-i aliyye adlı imparatorluk, büyük bir katolik devlet üzerine inşa edildiği için, rahatlıkla "ikinci roma imparatorluğu" olarak nitelendirilebilir. yani türk sanat müziğine genel olarak anadolu-akdeniz müziği de diyebiliriz. osmanlı, türk, hitit, kilise ve benzeri şekillerde karşımıza çıkması da, eğer genel anlamıyla büyük coğrafyalardaki etkileşimlerden oluşan bir armoni çeşitliliğini göz önünde bulundurursak, bu müzikle ilgilenen insanlara enteresan gelmemelidir. fakat bu değildir ki klasik türk müziği, bizans müziğinin bir kopyasıdır. zaten bizans'a girişinin orta asya'dan geldiği bariz. fakat bu bilgi her ne kadar gerçek olsa da, kanıtlayacak pek bir şey yok gibi. osmanlı, bu ikinci roma devletinde zuhur etmiş müziğin üstüne türkistan coğrafyasından ve çoğunlukla iran divan müziğinden bir sürü unsur katmıştır. malum; kültür denilen kavram, kim yaşatırsa onun elinde kalan bir mercan resifidir.

    bir bizans sanat müziği.

    mesela islami eserlerin veya ilahilerin fonlarında yer alan müzikler de arap müziği değil, bizans ilahilerindeki tınıların şekle bürünmüş halidir. yani amiyane tabirle, islam'a göre kafir müziği olan anlayış, hristiyanların müslümanlardan önce kullandığı bir ezgi topluluğudur. malum, dört ibrahimi dinin de fazlaca ortak noktaları mevcut. bugün kiliselerde tasavvufi islam musikisi ile katolik müziklerinin herhangi bir benzerliği yoktur; fakat, osmanlı devrinde bu iki müzik türleri arasında da hiçbir fark yoktur.

    örnek
    örnek 2

    eğer tam anlamıyla bir türk sanat müziği dinlemek istiyorsanız, genel olarak orta asya kültürünün devamındaki yoğrulmuş müziklere yönelmenizi tavsiye ederim. zira türk sanat müziği denilen şeye en fazla benzeyen tarz, aşağı yukarı şöyledir.

  • Camilerde neden yapılmıyor?'' kısmına biraz karşıyım hocam çünkü cuma hutbelerinde hocalar vaaz verirken bir çok konudan bahsediyorlar. Cuma namazı dışında diğer günlerde de merkez kabul edilen bir çok camiide her gün vaaz veriliyor.

    edit: Ayrıca Müslüman kelimesinin anlamını da şu şekilde açıklanıyor:
    Kuran-ı Kerim’de Müslüman Allah Teala’nın emirleri karşısında mutlak bir teslimiyet içinde olan kişi anlamına gelir. Müslüman olmak kâmil halisane bir tevhit inancına sarılmayı ve her türlü şirk ve ikili tapınmadan uzak durmayı gerektirir. işte bu yüzden Kuran-ı Kerim, Hz. ibrahim’i (a.s), Müslüman olarak tanıtmaktadır.
    Allah Teala’nın katında kabul gören dinin islam olması hasebiyle her kim Allah’a inanıp, onun bütün buyruklarını kabul eder ve O’nun emir ve yasaklarına itaat ederse Müslüman sayılır.
    1 . islam dininden olan kimse. 2 . halk ağzında, din bilgisi Dine bağlı, dindar. 3 . mecaz Doğru, haktan ayrılmaz kimse.

    3
  • Camileri bilemem ama bunları tamamen Kur'an'a dayalı anlatacak birini tanıyorum, hemde bizim üniversitede (bkz: Prof. Dr. Mehmet Okuyan)

    1
  • islamın içinde tasavvufçular tarafından zerk edilmiş zehir
    Bizde vahdet i vücut diye isimlendirilir
    Bide bunun sadece lafta farkı olan vahdet i şuhud mudur nedir öyle bir kardeşi var buda yabancıların pananteizm dediği olaydır
    Allaha inanan bir insanın bunlara inanması büyük bir tezattır

    2
... tümü ...

bizi takip edin