en beğenilen 20 entry


... tümü ...
  • o güzel otobüslere binip gittiler..

  • (bkz: Aruz kalıpları)
    -.--/-.--/-.--/-.-

    -.-./-.-./-.-./.--

    -..-/-..-/-.-

    Gibi gibi..

    8
  • herkesin 3bin dolar aldığı bir dünya düşün..
    ibrahimle sabri buna eyvallah diyebilirse(gerçekten bir hesaba çekecek tanrıya inanıyorsa) sana bana söz düşmez..

    tamam firavunların, karunların falan kaybedeceği var anlarım da.. türkiyede ayda 3bin doları rüyasında göremeyecek adamlar buna niye itiraz eder anlamam..

  • Bu ülkede öyle bir din adamı yetişti ki malına yüzde koyarak zekatı verene malından artanı vereceksin diye haykırdı!

    Bu ülkede öyle bir din adamı yetişti ki Allah'tan başkasına efendi diyenlere ortak koşmayı bırak dini yalnızca Allah'a özgüle diye haykırdı!

    Bu ülkede öyle bir din adamı yetişti ki bu ülkenin kurucusunu sonuna kadar savunduğunu haykırdı!

    Bu ülkede öyle bir din adamı yetişti ki yobazı dışında ülkemin islamcısı solcusu alevisi ateisti Gök Tanrıcısı tüm eşitlikçileri iyilikçileri sevdiğini haykırdı!

    Bu ülkede öyle bir din adamı yetişti ki bizler gibi binlerce ilahiyat öğrencisine yol gösterici oldu.

    Yerin uçmağ olsun hocam Allah hepimize şefaat etsin...

  • islamcıyım ve sapına kadar destekliyorum. Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın
    Yaşasın yarını elleriyle kuran emekçiler!
    Yaşasın emeğin birliği!
    Yaşasın emeğin bayramı!


    Önce kredi kartlarından kurtulacaksınız. Onlar sizin zincirleriniz.

    Sonra adil vergi için ses çıkaracağız. Ortaçağ köylüsü değiliz biz.

    Zenginler zekatını versin eşitlenelim ki aynı dine inandığımız belli olsun. Kapitalizme abdest aldırmak sizi kurtarmaz. Vermiyorsa onlar dininde namazında niyazinda demeyin.

    Biz işçiyiz, emekçiyiz, halkız, çoğunluğuz. Sonuçta en çok çalışıp en az alan biziz. Değil mi ?
    Birileri istediğini yaparken sen bu sefil hayata raziysan bize laf düşmez.

    islama barışa inanan mülk benim demez.
    Allaha inanan savaşır hakları için.

    7
  • Keşke bu kadar mal olmasalar da varlıklarını belli etseler.
    kızdığım kadar bir iyi yön buluyorum. bu günleri görmek, pişman olmak gerekiyor.

    en güzel iyi yönleri de, benim %50 gibi bir gücüm var, demokrasi var demokrasi deyip abuk sapuk işlerle halkı kandırmazlar.
    bunlar ateist, bunlar namaz kılmayan hayvan, bunlar bilmem ne deyip kendi güçlerinin ötekilere karşılıklı nefret kazanmazlar.
    çünkü islam hukukunda da bu vardır, devlet içinde her görüşe saygı duymak ve onları adalet şemsiyesi altında korumak.
    e öyle mi ?
    hayır.
    hesabını veremeyeceğiniz işlerin peşinde koşmak son zamanlarda yaygınlaştı. tabi ben şimdi yazacaklarımdan dolayı eleştiriye maruz kalacağım ama olsun.

    kim bir boktan anlamıyor, kim klavye delikanlısı, koyun,din istismarcısı,hırsız,uğursuz bir bakalım.

    Görelim bakalım şu rezil kemalistleri..
    al sana demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=4qo9ysnwatm
    al bak bu da daha ileri demokrasi: https://www.youtube.com/watch?v=cikIOU3cHOA&feature=youtu.be
    bu da radikal demokrasi: https://www.youtube.com/watch?v=hy0vk2baxw4
    muhteşem demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=5fiymrkgr90
    çok acaip demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=r-prj6og4n0
    al müthişşş demokrasi: https://www.youtube.com/watch?v=uf6u8tg4ktq
    al elde kuran demokrasi: https://www.youtube.com/watch?v=oljqvnin7mw
    al sana camide demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=uiqu5bi6ee4
    al bu da camiide demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=-mp_bjorgiu
    al bu da lisede demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=1ofg_ghmvv4
    al bu da buzdolabı ile soğuk buz gibi demokrasi: http://www.youtube.com/watch?v=ks1xr2c2zbe
    al helal demokrasi: http://img1.dr.com.tr/pimages/Content/Uploads/ProductImages/729706/0e384032-f198-41e3-8e8c-61a4fcf1add0.jpg

    camide siyasi parti propagandası yapacak adamın kafasına sopayı vuran bir güç vardı bu memlekette bir aralar. liselerde tv'lerde 24 saat siyasi parti propagandası yapanları zindanlara atıp gençliklerini çürüten bir güç vardı. elinde kuranla seçim standına çıkanların kıçına tekmeyi basacak, kodese atacak bir güç vardı, yolsuzluk yapanları yargılayabilen bir yargı vardı....

    bu düzen 10 yılda oluşmadı, demokrasi tarihi kanlıdır.

    sonra çıkıp kanlı tarihten habersiz adamlar "demokrasi istiyoruz" dediler. ne demokrasisi istiyorsun? en büyük hain, en büyük hırsız sen değil misin? tüm başımıza gelenlerin gerekçesi olan yetmez ama evetçi sen değil misin? ta en başından "tehlikenin farkında mısınız" diyenlerle taşak geçen sen değil misin?


    bak sana yakın tarihten bir örnek...
    sene 1993 iktidarda kemalist parti var, istanbul belediyesi ve iski kemalistlerde...
    iski'de yolsuzluk yapıldığı ortaya çıkıyor ki iski genel müdürü de hırsız bir kemalisttir. Allah kanıbozukların, hırsızların belasını versin. tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz diken adi acizler. Hakkımız da haram olsun. adaletin kestiği parmak acımaz. siz de acımayın.
    iski müdürü 11.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı, hapse girdi. hadi şimdi hapse sok bakalım yolsuzluk yapanları...

    o odun kafanıza bir türlü girmeyecek değil mi? bu ülkede bayrağını tanımayan milyonlar yaşıyor: http://www.youtube.com/watch?v=lkomup7rkse

    bu insanlar manipüle edilebilir insanlar. masum pırıl pırıl insanlar ve bu onların suçu değil. hiçbir şey için geç değil. yeterr ki farklı düşüncelerin de olduğunu kabullenelim.

    cümle kurarken bile 2 hatta daha fazla şekilde aynı durumu anlatabiliyorsun.
    1- şu gördüğün kalemdir.
    2- şu gördüğün defter değildir. (kalemdir)
    3- şu gördüğün yazı yazmak içindir.
    ......


    bunları manipüle etmeye kalkışanlara karşı eğer sosyalist hareket kemalist hareketten daha güçlü olsaydı onu savunurdum. ama değil, bir kaç yüz bin kişiden oluşan ve yarısı bölünme isteyen sosyalist tayfa ile "dincilere daha fazla tepelenme" özgürlüğünden başka özgürlük getiremezsin sen memlekete... ordusu ile yargısı ile, kalifiye kitlesi ile kemalist hareket var elimizde. ve sen tüm bu kazanımlar elden gittiği için göbek atıyorken bir yandan da orduda ve hukuk sisteminde geriye kalan kemalistleri de oradan düşürmek istiyorsun. sonunda da muhteşem bir demokrasi gelecek diyorsun. nasıl gelecek ulan?

    nereden gelecek? bu ülke vesayetten kurtulabilir mi? en azından kız çocuklarını okutan ilkokulu da 4 yıl yerine 8 yıl zorunlu yapan bir vesayet gelsin sosyalisti kemalisti fark etmiyor. siz nasıl postmodern zırvalarla zehirlediniz beyinlerinizi bir anlat da anlayalım. ama önce bana lütfen arabistan'da laikliği demokratik yollarla nasıl tesis edebilirsin onu anlat.

    son cümle olarak da şunları diyebilirim, atatürkçü atatürkün rakibidir. onu geçmek için uğraşandır.
    bir düşünceyi savunan o düşünceyi en ileriye götürüp faydalı olmak isteyendir.
    ben şucu bucu değilim vatancıyım, türkiyeciyim. kemalistlere ne kadar mal mal işler yapsalar da haksızlık edilmesine vicdanım el vermedi.

    ülkenin bu gidişatını iyi görmüyorum,acısını çekeriz. onun için hemen birlik olup birbirimizi sevmek zorundayız,birbirimize güvenmek zorundayız.
    siyasete ayırdığımız enerjiyi en aza indirip bilimle uğraşmalıyız.

  • islam ile sunnilik bambaşka dinlerdir diye her fırsatta söylüyorum.

    islam evrensel bir dindir, akıl ve maddeye dayanır. Aç kuranı oku ve ne deniyorsa onu yap.

    ancak sunnilik, araplaşma ve nefsi duyguların islam adı altında servis edilmesi..
    psikanalizini yapınca da "namus" gibi ilkel bir savunma mekanizması ortaya çıkar.
    Neden ? çünkü ataerkil bir toplum ve geleneklerinden kopamıyorlar.. kadınlara güvenmiyorlar-kendilerine de güvenmiyorlar.
    durum böyle olunca yine arap toplumlarında olan sözcük "gavat" gibi ilkel şeyler çıkıyor.

    ben gavat sözcüğünün kullanılmasını istemiyorum, insanlar erdemli ve onurlu olsunlar. kimse kimsenin malına mülküne el sürmesin.
    bu nasıl bir şey;
    sokaklarda dilenenlere herkes para atsın yerine, sokaklarda dilenci kalmasın.. bunu istiyorum.

    Oysa Kuran'da namus geçmez, erdem ve onurlu yaşamak geçer.



    Sunnilerin kafa yapısı bu kadar da değildir.. arap zihniyeti zaten.. suriyelilere falan bakmıyor musunuz ? hepsinin yanında 4-5 karı. hepsinin karnı şişik.. Bunlar vatanları için çabalamayan insanlar.. bu gece mala vurdum mu ? tamam bu iş. memleket yansın sikime mi ?

    tam da bu.

  • süresi bilinmeyen bir bekleyiş..
    Allah'a kavuşma, Din günü ve hesaplaşma.

    6
  • Aslına bakarsan komünizm ile kürtçülük yanyana gelemez.
    Biri ekonomi alanında devlet politikasıdır,
    öbürü ise ırkçılıktır. tıpkı türkçülük gibi.

    Türkiye cumhuriyetinde türkçülük doğaldır. kürtçülük yapanlar da kendilerine ayrılmış, akıtılmış kanlarla bedeli ödenmiş topraklara(varsa) gidebilir.

  • Kuran'ı nasıl okudunuz anlamıyorum.
    Meryem sandığın gibi bir kadın değil. Çift cinsiyetli. imran ailesi suresi ile meryem suresini iyi karşılaştır.

    Şuanki bilimle, genetik bilimi xxy kromozomlu kadınlar çok rahat erkekle sıvı iletişimi kurmadan hamile kalabilir ve erkek çocuk doğurabilir.

    çünkü y kromozomuna da sahip.

    bunu neden gizliyorlar ? hristiyanlık mezhebini daha fazla yaşatmak için.
    bunun için ne yapıyorlar gerçeği gizlemek.. genetik bilimine gdo ile bilmem ne ile karalıyorlar. genetiğin işi fayda sağlamaktır, bu tür işleri yapanlar yarın gerçek ortaya çıkınca nasıl kıvırtacak göreceğiz.


    başlığı açan arkadaşa önerim şu; bol bol sorgula, eline geçen her din kitabını sabırla oku.. tanrı bilgisi emin ol ki kusursuzdur, hiçbir hatayı kabul etmez.
    Bilim yalan söylemez, tabi özgür olursa. onun için bilime hizmet etmek en güzel inançtır.

    Bizim bugünkü bilgimizle gerçeği kavrayamıyor olmamız onun yokluğunu ispatlamaz. yetersiz bilgi var dersin ve iyiliğe yönelirsin en fazla. ama tanrı her döneme bir kanıt ve mucize sunar,

    bilim ile geçmiş dönemde açığa çıkmış mucizeleri artık normalleştirdik.
    sana bir mucize daha söyleyeyim, bu bizim için mucize ama torunlarımız için çok basit bir şey olacak.

    muddesir suresinde geçen; üzerinde 19 vardır. bu çağın mucizesi 19'dur. benim kişisel çıkarırım bilimdir kanıttır.. herkesin kendi aklına güvenmesi taraftarıyım.

    geçmiş asırın mucizesi big bang idi. bak şuan hepimiz biliyoruz ama çoğu kişi bunun nedeninin tanrı olduğuna inanmaz...
    evrim taa 10. yy'da araştırılmış bir mucizedir ve hala tartışılıyor. insanlar kendi nefsini rab edinmiş sanırım. yoktan var eden tanrının her şeyi yapabileceğine inanmıyor.

    inanç kısmında da tanrı zaten öyle der, onlar düşünmeden güce tabi olurlar..
    her din küçük grupla ortaya çıktı ve güçlendiği görülünce hiç sorgulamadan çoğu o dine inandı. bugün de aynı. hangi coğrafyada doğduysan o din doğru. Allah bunu engelliyor zaten. (bkz: bakara 170) atalarına uyma, kendi aklına ve kuran\'a uy. kuran sana aklı ve bilimi öğütleyecek ve özgür bir kul olacaksın.

    Allah'ın dinini boka batıran mezheplere, devletlere, firavunlara, din adamlarına güveninizin sarsılması için kuran'ı okumanız yeterli.

    6
  • Kadın çıplak da gezse tecavüz edemezsin. Zorla kimseye bir şey yaptıramazsın/yapamazsın. Gönülsüz olan şey suçtur. Adamın hayatını sikerler. Bizim ülkede yok tabi.AMK.

    Haddi aşmak insanlık suçudur. Yaptırımı olmalıdır.
    Yaptırımı olmadığından bu kadar rahat birileri. Lanet olsun.
    Bu kadar haddi aşıp da bazılarının mağduru suçlu bulması şerefsizlikte nirvanadir.

    Bazıları ifadesini kullandığım için sorun yok..

    Ve yıllardır savım şu: kadın ve erkek birlikte yaşamaya alışmalıdır. Sen yobaz, kızını korkutmaktansa oğluna insanlığı öğret.

    5
  • 3 tane adam yan yana oturup içki içiyor.

    son sigarayı yakıyor ortadaki. elden ele uzatıyorlar

    sağdan sola,soldan sağa giderken ortadaki sürekli içtiği için en fazla o nefesleniyor..

    ortadaki dayının yaptığına estarabim denir.

    "estarabim heralde... estarabim... sağdan soldan olan.."

  • Allah temiz yüreklileri bilir.. Kuran hidayet kaynağıdır. Sarhoş gibi anlamadan okunan bir kitap değildir. Zaten en büyük hamd kuranı yani allahın bildirisini okumaktir.
    Anlamak için akletmek ve bol bol okumak emek vermek gerekir. Yani gereksiz teferruat işi zorlaştırır. Tıpkı bakara suresindeki olay gibi. Bir inek kurban edecekler gereksiz sorular sora sora nerdeyse kesemeyecekler..
    Kuran anlaşılmaz diyenleri dinlemeye gerek yok, asıl sapanlar, gerçeği gizleyenler onlardır zaten.
    Abdest salat için bir hazırlıktır bu arada. Salata namaz demek anlamını daraltmaktir. Çünkü salat hem içsel psikolojik hem de çevresel yani toplumsal bir desteklesmedir. Zekat ve infak ile ilgili..

    Kuran allahın yani velimizin biz kullarına en büyük kolaylığıdir. Ama öğüdü gizliyorlar daha da kötüsü okuyana kafir bile diyorlar.. Bu nasıl olur ? Adamlar okunmasını diye öyle engeller koymuş ki.. Abdestsiz okunmaz! Sen allah mısın?

    Okumaniz dileğiyle. Allahı sevin, Allahı dost edinin ve yalnızca allahtan korkun. Sayfalar size bir şey yapamaz, sizi öğrendikleriniz müslüman kul yapar.

    Ha eğer.. Ben düşündüm özgürce kendi aklımla şuna vardım. Ben abdestli okurum diyorsan, ona bir şey diyemem. Kuran özgür bırakmış sonuçta. ister abdest al ister alma. Ama dayatma varsa dayatan kişiyi rab edinirsin.
    Şirk öyle bir şey ki güzel bir şey yapıyorum zannedersiniz ama hesabını veremezsin din günü..
    Selam ve sevgilerle.

  • Grigory Petrov romanıdır.
    Ben de dahil okuyan herkesin övgüyle anlattığı romanlardan..

    Finlandiya'nın nasıl medeniyet olduğunu anlatıyor. Romanda anlatılar tamamen gerçektir..
    -------------------------
    dönemindeki (20. yy ilk çeyrek) Yorumlardan biri:

    Finlandiya’da seyahat ederken bir yolcu olarak istasyonda iner ve büfeden
    gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilirsiniz. Avrupa trenlerinin
    yolcuları büfenin ne demek olduğunu iyi bilirler. Oralarda herşey asıl fiyatının
    birkaç misli fazlasına satılır.

    Finlandiyada ise en azından benim gördüğüm tren istasyonlarında ve şehir lokantalarında satış yoktur. Büfenin veya lokantanın orta yerine mükemmel bir sofra kurulmuş ve etrafına yemekler dizilmiştir. Raflarda tabaklar, çatal, kaşık ve bıçaklar sıralanmıştır. Her şey
    masanın üzerinde açıktadır. Yemek servisi yapan, hesap gören garsonlar ve diğer hizmetliler yoktur. Acıkmış bir
    yolcu sofranın başına geçer, raftan aldığı tabağa beğendiği yemekten dilediği kadar alıp, içeceğini kendi doldurur.

    Afiyetle doyduktan sonra kasaya giderek yemeğin bedelini öder. Fiyatlar da oldukça ucuzdur. Yerine göre 1 veya 1,5
    Mark’tır.

    Vyborg’ta, Fince ravintol denilen bir otelde iki hafta kadar kaldım. Ayrılırken hesabı istedim. Otelci kaç gün kaldığımı
    ve kaç öğün yemek yediğimi hesap pusulasına benim yazmamı isteyince
    hayretler içinde kalarak istenileni yaptım ve sadece pusulada belirtilen miktarı ödedim.

    Finlandiya’da bindiğiniz tramvaylarda biletçi veya kontrolör göremezsiniz.
    Yolcular ulaşım ücretini bir kutuya atar ve dilediği yere kadar seyahat eder. Bir
    Fin öğretmeni bana bunun nedenini şöyle izah etti:
    -Eğer halka güvenmeyip de Rusya’da olduğu gibi biletçi veya kontrolcü kullanmak isterseniz, kontrolcuları da
    kontrol etmek gerekir. Biz kontrolcüye değil, halkımıza inanırız, insana inanırız.
    ---------------------


    Bu iskandinav ülkelerinin özelliği arkadaşlar. Dünyanın en mutlu insanları bu insanlar.

    5
  • neden ve sonuca, akla,bilime ben de güveniyorum.. ne olmuş ?

    ateistin sunnisi de çekilmiyor..

  • haaaaaaaaağğğğh oooooooooooohhhh aferin sizeeeee

    (bkz: çok güzel oldu)

    5
  • Ana rahmine düşüşten şu ana kadar analiz edersek..

    Her şey.

    anne karnındaki darbeler, alınan besinler, huzur ve organ bütünlüğü,
    bebeklikle kazanıl-(ma)-mış güven.
    libidonun ağız ve popoya toplandığı evrelerdeki tutumlar,
    özerklik evresinde kazanılmış girişimcilik veya hayal kırıklığı, yetersizlik duyguları.
    organlara verilen tepkiler,
    okuldaki başarı ve başarısızlık utançlar.
    Çevrenin etkisi ile sınırlanmalar
    kişilik kazanımı vs vs.

    Tüm bunlara rağmen yine de bitmedi.
    Baba ve anne tutumları hele çok daha belirleyicidir.
    özellikle zengin ailelerde görülür. çocuk ne isterse verilir. bu çocukta ben değersizim algısı yaratır. bir insana yokmuş gibi davranmak en büyük cezadır. onlar da huzuru başka yerlerde aramaya başlarlar

    Güven duygusu 1 kerecik öne çıkarsa, yalnızlığı yendirirse her şey değişebilir. insan dediğimiz organizma gerçekten karmakarışık bir sistemle çalışıyor.

    Asıl olana değinmek gerekirse:
    Dostoyevski büyük bir romancıdır, düşünce adamıdır ama çok büyük sorunları da vardır.
    "insanlara tahammül etmek kişinin kendine en büyük ihanetidir" der.

    Sevgiye aç insanlarda en büyük amaçtır, çünkü en büyük isteklerden biridir sevebilecek bir eş.

    Yalnızlık bazen utanç bazen amaç..
    iyi ve kötünün bir ölçütü yok ama kendi yaptığımızın farkında olmak hafifletici bir neden olabilir.
    Çıkar sonuç: neden ve sonuç farkındalığıyla insalarca verilen tepkilere karşı saygılı olmak.

    Hümanizm değil bu insanı iyi ve kötü haliyle kabullenmek değil; iyi niyete ve saygı duymaya alıştırmak, kötüye fırsat vermemek.

    5
... tümü ...

bizi takip edin