türkiye'de futbolun üç kulüpten ibaret görülmesi

  • Acınası durumdur, ağır eleştirilerim olacak bu konuyla alakalı...
    Ülke gündemini belirleyen 3 takım var malumunuz, işte adını zikretmesem de bileceğiniz 3 takım ve 3ü de istanbul takımı, koskoca 81 il ve konuşulan sadece 1 ilin takımı. Şehrine sahip çıkmayı dahi beceremeyen bu halk şimdi kalkıp hangi Türklük ile övünecek, ya da övünmesi ne kadar akıl işi. Büyük paralar, ışıltılı kupalar sadece hazırcı insan işidir, yoksa futbol deyince birbirine kupa sayısıyla övünen değil, tuttuğu takım uğruna cefa çekenlerin hakkıdır bu ülkede konuşulması gereken, cebinde beş kuruş parası yokken semtinin takımı uğruna en uzak deplasmanlara harçlığını verenlerdir bu ülkeyi ayakta tutan. Sıcak koltuğunuzda tv'dan maçları izleyerek o takım bu takımdan büyük demek değildir, tüm sermaye bu üç takıma aktıkça bu ülke asla futbolda ilerleyemeyecektir bunu aklınızın bir köşesine yerleştirin. Samsun'da doğup büyüyen adam gelip fb yendi diye kutlama yapacaksa o adam gelip bana adamım demeyecek, adam olan önce bir düşünür, senin semtinin takımı yıllardır adeta sürünürken istanbul takımını destekleyerek bir tekme de sen vuruyorsun şehrine, bir şehrin markası futbol kulübüdür sen buna sahip çıkamıyorsan yarın bir gün evlenince eşine de sahip çıkamazsın, başka kadın-erkek güzel-yakışıklı diye ona bakarsın, hee ne alaka diyenler için ise o alaka kardeşim, Anadolu da futbol biterse Türkiye'de de biter. Tff üç takım için kurulmuş yalnız bu ülkede, haklının değil paralının sisteminde ben en kötü günlerde bile semtimin destekçisiyim, ya sen ?

    Düzenleme: #89291 numaralı entry gayet açık bu konuda, tebrikler

  • ülkemizde futbolun ilerlemesi için yıkılması gereken mantıktır.

    4
  • Dünyanın neredeyse tüm liglerinde durum böyledir.

    ispanya'da barcelona, real madrid. Hadi iki de benden olsun atletico ve sevilla.
    Fransa'da psg. Yanına iki üç takım koymakta dahi zorlanırsın.
    Almanya'da bayern, dortmund.

    (ingiltere'yi bu sıralamanın dışında tutabiliriz çünkü orada üç takımdan daha fazla takımdan bahsedebiliriz. Bunun açıklamasını da aşağıda ayrıca yapacağım.)

    Bu mesele dünya genelinde de böyledir. Her ülke bir kaç takımdan ibaretmiş gibi görülür. Güçler hep o takımların elindedir. Hep o takımların müzeleri doludur. Bu durumun böyle olma nedeni başlığın ilk entrysindeki futbolseverlerin şehircilik yapmamalarıyla alakalı değildir. Şehircilik yapmayan futbolseverleri böyle çirkin bir şekilde eleştirmek yanlıştır. Ama yine de şehir takımlarını tutmak, desteklemek hem o takımlar için hem de ligimiz için daha güzel olurdu, buna ben de katılıyorum. Ancak sorunu tamamen buna bağlamak çok saçmadır.

    Nitekim almanya'da neredeyse herkes şehrinin takımını destekler ve en alt sıradaki takım bile full dolu tribünlere oynar. Ama bu yine de bundesliga'nın bir kaç takımdan ibaret olduğu gerçeğini değiştirmez farkındaysanız.
    Aslında bu "bir kaç takımdan ibaret görülmesi" cümlesi de yanlış. Şahsen ben hiçbir ligi bir kaç takımdan ibaret görmüyorum. Böyle görenlerde sorun olsa gerek. Elbette her ligin daha güçlü, daha başarılı, daha itibarlı takımları olacak.

    Netice itibariyle böyle bir sorunun olduğunu düşünüyorsanız bunu şehirciliğe bağlamadan önce büyük resme bakın. işte Premier lige burada değinmek istiyorum.

    Premier ligde yeni anlaşmayla yayın gelirleri önümüzdeki sene bu seneki fiyatı ikiye katladı ve 2.4 milyar avroya çıktı.
    Bu da en alt sıradaki takımın bile bizim ligdeki büyüklerden daha fazla para kazanması anlamına geliyor. Hal böyle olunca premier lige daha iyi futbolcular gidiyor, daha güçlü daha denk takımlar oluyor ve daha mücadeleci bir lig ortaya çıkıyor. O zaman da Premier lig dediğin zaman aklına 3 takım değil 13 takım geliyor.

    işin özü, şehircilik yaptığınızı gösterip övünmeye çalışırken şehircilik yapmayanları çirkin bir şekilde eleştirerek türk futbolunun sorununu böyle küçük şeylere bağlamayın.

    Türk futbolundaki tek sorun keşke bu olsaydı ama maalesef çok daha büyük sorunlarımız var.

    6
  • trabzon ve rize'yi unutmayalım efem. hatta bursa denen bir gerçek var.

  • Adamlığın ölçütünün doğduğun şehrin takımını desteklemekle ölçüldüğü ülkede varsın 3 takım görünürde olsun. Bursaspor klubü şampiyon oldu mu? Oldu.
    bir insan nairobide, pekinde, bostonda, manisada ya da newcastleda doğmuş olabilir. Bu o insanın seçimi değildir. Ama o insanın kendi iradesi ile yaptığı seçime saygı göstermemek pekte doğru bir yaklaşım sayılmaz. Bırakın kişi barcelona yı tutsun, desteklesin. Diğeri vansporu desteklesin. Bu iş neden bu kadar ırgalar şu anadolu klübü taraftarlarını. Velhasıl kelam, başarısızlığın faturası yıllardır götünü kaşımaktan başka bir icraatı olmayan klüp yönetimlerine fatura edileceğine neden böyle bayağı yollara yönelir taraftarlar?

    3
  • Başlıgı görünce bunu yazmadan edemedim.
    Not: alıntıdır.

    ingiltere’de yaşadığınızı düşünün.

    Birmingham, Cardiff, Sheffield, Sunderland veya ingiltere’nin herhangi bir yerinde Londra takımı olan Chelsea’nin Premier Lig şampiyonluğunu kutlamak için arabanıza atlayıp kornaya basarak dolaşıyorsunuz. insanlar anlam veremez yaptığınıza çevreyi rahatsız ettiğiniz için ceza yemek bir yana sizi sırf bu yüzden kamu hizmetinde çalıştırırlar. Çünkü orada yaşayan herkes şehrinin, kasabasının takımını tutacağını küçük yaşta öğrenir. Aileleri ufak yaşta çocuklarının elinden tutup oynadığı lig fark etmeksizin Nottingham, Sunderland, Derby Country tribünlerine sokar çocuklarını. Hiçbiri Arsenal’li, United’li, Chelsea’li yapmaya gerek duymaz, zaten tuhaf karşılanır. Yaşadıkları bölgenin takımı iki alt ligde oynasa bile kutu gibi stadyumlar da mahalledeki arkadaşlarıyla ağabeyleriyle aynı ortamda ısınır o çocuklar kulüplerine. Kasabasını yüzlerce kilometre ötedeki şaşalı kulüplere satmayı hiçbiri düşünmez. Aynı şey Avrupa’nın diğer ülkelerinde de geçerlidir. ispanya’da San Sebastian kentinin nüfusu toplam 200 bin yokken 32 bin kişilik stadyum zaman gelir yetmez. Bu kentte yaşayan kimse Real Sociedad’a karşı Barca’yı Real’i tutmaz. Bilbao deplasmanın da dünya devi Barcelona’yı destekleyen 200 kişi zor görürsünüz tribünde onlarda Bilbaolu değildir zaten. Münih’te Dortmund’lu, Torino’da Milan’lı, Nantes’ta Lyon’lu göremezsiniz.

    Televizyon da izlerken hep imrendiğiniz ingiltere Liginde 8 bölgeden 23 farklı takım bu sebeple şampiyon olmuştur. Senin ülkende Anadolu futbolu ezilirken orada Premier lige çıkan takım 170 milyon Euro gelire sahip olur, sırf yukarıdaki takımlarla daha iyi şartlarda rekabet edebilsin diye…

    italya Liginde 16 farklı kulüp şampiyonluk yaşamıştır. Bugün beğenmediğin Genoa’nın 9, Torino ve Bologna’nın 7 şer şampiyonluğu vardır. Almanya’da 62-63 sezonundan itibaren Bundesliga statüsünden sonra 12 farklı ekip şampiyon olsa da Bundesliga öncesine indiğimizde bu rakam 28’i bulur. Gelirlerin en adaletsiz dağıtıldığı ispanya’da bile şampiyonluk yaşamış 9 farklı kulüp vardır.

    Fransa Liginde 19 takım şampiyonluk yaşamıştır. Lig 1’in kurulduğu 1932 öncesine indiğimizde bu rakam 28’i bulur. Sana sorsak bugün PSG’den büyüğü yoktur orada ama en çok şampiyonluğu Saint Etienne kazanmıştır. (10 şampiyonluk), Marsilya’nın 9, Nantes’in 8, Monaco ve Lyon’un 7, Bordeaux ve Reims’in 6, PSG’nin 5, Nice’in 4, Lille’in 3, Le Havre ve Sochaux’un 2 şampiyonluğu bulunur. Avrupa liglerindeki en adil gelir dağılımının meyvesi bu kadar denk şampiyonluk sayılarıdır. Fransa’da gelirlerin kulüp kayırmadan adilane yapılması rekabeti arttırmıştır.

    Hadi diyelim ki bunlar Avrupa’nın önde gelen ligleri, tabloyu biraz daha aşağı çekelim, Hollanda’da 18 şehirden 29 şampiyon çıkarken, Porto, Benfica,S.Lizbon gibi birkaç kulübün tekelinde gibi görünen Portekiz’de 8, Belçika’dan 15, isveç’te 10, isviçre’de 19 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır. Hani şu tükürüğümüzle boğarız dediğin Avrupa şampiyonluğu bulunan 10 milyonluk Yunanistan var ya orada bile 6 kulüp şampiyonluk yaşamış kardeşim.

    Senin her tarafı kokuşmuş liginde 59 senede 5 takım şampiyon olurken, 52 şampiyonluk istanbul’dan çıkmış. Yani dün akşam kendini monte ettiğin kornaya basma nedenin başarılması çok güç bir şey zannettiğin aynı takımın 59 sezonda 20.kez ipi göğüslemesi mi? Matematiğe vurduğunda 3’te 1’e tekâmül eder hemen hemen, senin dışında kuş grubundaki diğer ikisinin de 19’ar ve 13’er şampiyonluğu var, son 30 sezonda Bursaspor mucizesini dışarı koyarsak 29 şampiyonluk senin kulüp binasının yerine bilmediğin, televizyonda köle olduğun ve 600 km öteden korna aşındırdığın istanbul’a gitmiş. Bu aptal düzende 50 sene sonra evde televizyon karşısında giydiğin forman da hipodromda at binen jokeyin formasından çok yıldız olup, kuyruklu yıldız misali armanın üstünden başlayıp kıçına doğru sıralanacak.

    Biz de her zaman söylediğimiz;

    ''istanbul hegomanyasını yıkacağız'' , ve
    ''şampiyon anadolu''
    mısralarını;

    doğduğu memleketin takımını tutmayıp, sırf başarı uğruna büyük takım adı verilen takımları tutarak kendini avutanlara armağan edeceğiz.

  • spor denince akla futbol gelmesi ile aynı durumdur

  • türkiyede siyasetin üç partiden ibaret görülmesiyle aynı sonucu verecek durumdur.

    2
  • Türkiye'de futbolun sorunları işte tamda burada meydana çıkıyor ki o da şu her zaman o 3 kulübün savunulması her zaman daha üstün görülmesi her zaman kayırılması gözle görülür bir gerçek.Ancak tüm kulüplere aynı imkan sunulsa tüm kulüplere eşit davranılsa herkes kendi şehrini savunsa bu istanbul hegomanyasını yıkarız ancak işte istanbul takımlarını tutanlar kendi şehrinin takımını aşağılayadığı sürece hiç bir yere varılmaz. 2 sezondur Samsunspor'dan 3'er puan siliniyor niye gs nin bjk nin puanları silinemiyor. Son olarak adam çıkmış diyor ki ben ligini dahi bilmiyorum yaşadığım şehrin semtin vs. kaldı ki o takımı tutayım ama kardeşim tut işte ligini dahi bilmediğin o şehrinin takımı var ya işte o takıma gönlünü ver o zaman yaşa işte bu gururu

    3
  • Burada tek suçlu federasyon ve o şehrin insanında değil ki. Burada kulüp yöneticilerinin hiç mi günahı yok? O yönetici kılıklı hırsızlar yüzünden anadolu kulüplerinin içerisinde mali durumu düzgün bir ya da birkaç tane var. Geçmişte buyüklere kafa tutan samsunspor, kocaelispor, sakaryaspor bugün dibe vurmuş ise bunda maruz kaldıkları mali soygunun parmağı var tabi. Az önce azınlık olarak bahsettiğim mali olarak iyi olan takımlara gelince.onların da da yöneticileri de üç büyüklerin taraftarı. Ne zaman ki onların takımları bu üç büyüklerden biri ile maç yapsa genelde rahat şekilde kaybettiğini görürsünüz. Haa burada çıkıp çatır çatır topunu oynayanların da hakkına tecavüz etmeyelim. Ama böyle de bir gerçek var maalesef.
    Yukarıda yazdıklarımdan şu sonuç çıkmıyor mu sizce: ülke olarak kendimizi futbol ülkesi sanıyoruz ama galiba henüz değiliz.
    Tanım : sonuna kadar doğru dediğim önerme.

  • Valla sözlükte böyle tartışılabilir ve içi dolu başlıklar görünce mutlu oluyorum doğrusu.baya iyi işlenmiş konu özellikle thebeyefendi almış sazı eline veryansın etmiş takdirimi topladı.

    Şunu sormak istiyorum bunu eleştirmek gayet doğru ama acaba biz ne kadar uyuyoruz buna? Yaşınızı bilmiyorum ama bu durumu eleştirenler acaba seçimlerde kaç kere gidip küçük bir partiye oy attınız hayatınız boyunca? MHP CHP o da olmadı akp, son dönemin popüleri hdp bu 4 parti var evet ama ayrıca 20 tane daha parti var onlara da sizin de katkılarınızla toplam % 2-3 oy çıkıyor.e hani nerede kaldı sizin herkes eşit olsun goygoyunuz.gorundugu gibi siz de güçlüden yanasınız hep.

    Bu şehrin takımı kutsaldır ve yıllar boyu türk futboluna yön vermiştir,bu durumda olmasına yazar arkadaş kadar ben de isyan ediyorum.ama 3 takım üzerine kurulu olsa bile kalan onlarca takım arasından durumuna bakacaksın.sonuc yine hayal kırıklığı.demek ki basiretsiz yöneticilerinde sorun var.en başta problemi kendimizde arayalım sonra bu meseleyi de tartışırız.

    4

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -