sünnilerin kafa yapısı

  • islam ile sunnilik bambaşka dinlerdir diye her fırsatta söylüyorum.

    islam evrensel bir dindir, akıl ve maddeye dayanır. Aç kuranı oku ve ne deniyorsa onu yap.

    ancak sunnilik, araplaşma ve nefsi duyguların islam adı altında servis edilmesi..
    psikanalizini yapınca da "namus" gibi ilkel bir savunma mekanizması ortaya çıkar.
    Neden ? çünkü ataerkil bir toplum ve geleneklerinden kopamıyorlar.. kadınlara güvenmiyorlar-kendilerine de güvenmiyorlar.
    durum böyle olunca yine arap toplumlarında olan sözcük "gavat" gibi ilkel şeyler çıkıyor.

    ben gavat sözcüğünün kullanılmasını istemiyorum, insanlar erdemli ve onurlu olsunlar. kimse kimsenin malına mülküne el sürmesin.
    bu nasıl bir şey;
    sokaklarda dilenenlere herkes para atsın yerine, sokaklarda dilenci kalmasın.. bunu istiyorum.

    Oysa Kuran'da namus geçmez, erdem ve onurlu yaşamak geçer.



    Sunnilerin kafa yapısı bu kadar da değildir.. arap zihniyeti zaten.. suriyelilere falan bakmıyor musunuz ? hepsinin yanında 4-5 karı. hepsinin karnı şişik.. Bunlar vatanları için çabalamayan insanlar.. bu gece mala vurdum mu ? tamam bu iş. memleket yansın sikime mi ?

    tam da bu.

  • kurani kerimi tek basina okuyarak anlayamazsiniz. alim sarttir. zira kurani kerim ayetleri bir kez okuyup hee ya buymus denilebilecek ayetler degildir. tefsiri sarttir. ne uzerine inmis bunun oncesinde hanhi olay olmus gibi yorumlamada gercek manaya varirsiniz. yani herkes eline alip okuyup tamam ben.cozdum diyemez yillarini omrunu vermen gerekir.
    sunnilik denilen durum ise sudur ki kurani kerimi yasayan insan peygamberimizdir ve onun sunnetine yasayisini ornek alarak yasayan kiside otomatik olarak kurani kerime ve dine uygun yasamis olur.
    keske az murekkip yalamis her insan din hakkinda atip tutmasa da once kendi yasayisim ne kadar muslumanca dese sonra okuyup ogrenip oyle konussa. ve keske akli basinda laficoraya buraya cekmeden dosdogru anlatan ilahiyatcilarimiz olsa...

  • islamın açıklarını nasıl bulurum yapısına sahiptir
    Bulamadığı içinde şu alim böyle demiş günahı boynuna der istediği boku gene yer
    Aynı zamanda doğruyu değil işine geleni bilen bir kafa yapısıdır
    Not: mezheplerin hepsi böyle

    2
  • imam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:

    "Eshab-ı kiramdan imran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:

    - Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

    imran bin Husayn hazretleri buyurur ki:

    - Sen Kur’anı okudun mu?

    - Evet.

    - Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekat olduğuna rastladın mı?

    - Hayır.

    - Peki bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekat düştüğüne rastladın mı?

    - Hayır.

    - Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kabe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kabe’yi yedi defa tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?

    - Hayır.

    - Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı? (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

    Hz. imran daha sonra buyurur ki: Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır."

    Bir âyet-i kerime meali: (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151]

    imam-ı Şafii hazretleri, (Bu âyetteki hikmetten maksat, Resulullahın sünnetidir. Önce Kur’an zikredilmiş, peşinden hikmet bildirilmiştir) buyuruyor.

    Kur’an-ı kerim açıklamasız öğrenilseydi, Peygamber efendimize, (tebliğ et yeter) denilirdi, ayrıca (açıkla) denmezdi. Halbuki, açıklanması da emredilmiştir. iki ayet meali şöyledir:

    (Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

    (Biz bu Kitabı, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

    Bu âyet-i kerimeler, açıklamayı gerektiren âyetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi, bunu açıklamaya Resulullah efendimizin yetkisi olduğunu da göstermektedir. Kur’an-ı kerimde her bilgi açık değildir. Peygamber efendimiz bunları vahiy ile öğrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. iki hadis-i şerif meali de şöyledir:

    (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [i. Ahmed]

    (Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

    bu yazı tatmin etmediyse linklere buyrunuz;

    link
    link
    link
    link
    link

    Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi.

    3
  • en güvenilir hadis kuran'dır. adam yanlış bir şey dememiş. kuran peygamberin ağzından yazıya geçirildi. kitab-ı markum olmasından dolayı en güvenilir kaynaktır.

    şefaatle ilgili olarak, zumer 3,43,44,45 yeterli. hala diretiyorsan sen bilirsin.

    namaz yoktur zaten, salat vardır. zekat ile birlikte anılır.

    gece gündüz allah'ı düşünerek iş yapmak ayetini bükmek sizin rableriniz olan bu ne idüğü bilersiz kişilerin işi. (bak: 3:78)

    Kuran'da yoksa yoktur bu kadar basit. seni yaratan Allahsa allah'ın emrinden sorumlusun. (furkan 30)





    aaaa bir dakka asıl golü atmadık..
    sen peygamberin hadisi diyorsun;
    en son ne zaman deve sidiği içtin ? içmezsen dinin kuralını yapmamış olursun.
    müzik ve sanatın her türlüsü de haram.. niye dinliyorsun ?

  • 2 tıkla istediğinin bilginin elde edilebileceği bu dönemde herhangi ama herhangi bir mezhebe dahilim demek salaklıktır. Ebu hanefi kitabınının sonunda '' Eğer benimle ortak düşünmediğiniz kısımlar varsa kitabımı yırtın atın. '' demiştir. işin doğrusu durumların kendimiz tarafından yorumlanması ve fark gruplara bağlı kalınmamasıdır.

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -