sivas

  • üç bölgede de (iç anadolu, karadeniz ve doğu anadolu) toprakları bulunan, yüz ölçümü bakımından türkiye'nin 2.büyük ili. kurtuluş savaşı döneminde ciddi bir yere sahiptir. (bkz: sivas kongresi)

  • doğum yerim. hala büyük şehir olmadı. kangal köpekleri ve köftesiyle de ünlüdür. kalbura bastı tatlısı yaptırın orada ki teyzelere ablalara artık kim çıkarsa karşınıza. medreseyede gidin kongre binasına gidin tarihi gezilecek yeri çoktur. büyük zaatların ziyaretlerinede gidin

  • anadolu yarımadası'nın orta kesiminde, yüksek ve engebeli olan geniş topraklar üzerinde bulunan 58 plaka kodlu ildir. il topraklarının çok büyük bölümü dağlardan ve yüksek yaylalardan oluşur. ilin kuzey kesimini kuzey anadolu dağları, doğu ve güney kesimini de toroslar engebelendirir. il genelinde yükselti 1500 m dolayında olduğundan, yükseltinin düştüğü ilin kuzey kesimi haricinde dağlar pek yüksekmiş gibi görünmez. il topraklarında doğan akarsular, büyük ırmaklara katılarak karadeniz, akdeniz ve basra körfezi'ne ulaşır. ilin büyük bölümü iç anadolu bölgesi'nin, bazı kısımları da doğu anadolu ve karadeniz bölgelerinin içinde kalır. ilin kuzey ve güney kesimlerindeki bazı alçak alanlarda karadeniz ve akdeniz bölgelerinin ılıman ikliminin etkileri görülse de, il geneli sert bir karasal iklimin etkisi altındadır.

    tarihinin çok eskilere dayandığı bilinen bir yörede başlıca yerleşim yeri olan sivas şehri, tarih boyunca anadolu'nun farklı yerlerini birbirine bağlayan yolların kesiştiği bir ulaşım ve konaklama merkezi özelliğinde olmuştur. sivas şehrinin tarihte bilinen en eski adı kaberia (cabria) dır. sonraları, antik yunan döneminde "tanrılar kralı zeus'un şehri" anlamında diopolis, "büyük şehir" anlamında megalopolis adlarıyla anılmıştır. bugünkü ismi, roma döneminde "imparatorun şehri" anlamında şehre verilen sebasteia'dan gelmektedir. selçuklu döneminde imar çalışmaları yapılan sivas, xıı. ve xııı. yüzyıllarda büyüyen ve zenginleşen bir şehir oldu. fakat, xıv. yüzyılda önce timur han'ın önderliğindeki moğol ve türk kuvvetleri tarafından, sonra xv. yüzyılda akkoyunlu kuvvetleri tarafından, xvı. yy başlarında da çıkan ayaklanmalar nedeniyle yavuz sultan selim han öncülüğündeki osmanlı ordusu tarafından tarumar edildi. osmanlı döneminde sivas'ta zaman zaman tüm anadolu'ya kadar yayılan büyük ayaklanmalar yaşandı. bazı dönemlerde yaşanan kıtlıklar dolayısıyla büyük sıkıntı çeken sivas halkı, mezhep ayrımcılığına dayalı baskılardan ve uygulamalardan da ciddi ziyanlar gördü. sivas'ta yaşayan aleviler, kendi mezhepsel ve kültürel değerlerine, kendilerine özgü yaşama biçimlerine bağlı kalarak yaşadı. xvı. yüzyılda yörenin sözcülüğünü üstlenmiş ozanlardan biri olan pir sultan abdal'ın şiirleri ve türküleri, anadolu alevîlerinin günümüze dek gelen önemli kültür ürünleridir. halk ozanı âşık veysel şatıroğlu da sivas yöresi (şarkışla) ozanlarındandır. yörenin geleneksel halı ve kilim dokumacılığının geçmişi selçuklu dönemine dek uzanır. yöre halılarının en önemli özellikleri sık dokulu ve tümden yün olmalarıdır. minimum on iki rengin kullanıldığı bu halılar, günümüzde hâlen selçuklu dönemine özgü motiflerle süslenir. yöre ayrıca, kangal ilçesi menşeli köpek cinsi ve bıçak işçiliğiyle ünlüdür.

    xıx. yy sonunda sivas, amasya ve tokat ile birlikte bugünkü giresun iline bağlı bulunan şebinkarahisar sancaklarını da içersine alan bir vilayetti. yörede pekçok müslüman ve hristiyan okulu bulunuyordu. günümüzde kentin en önemli eğitim kurumu cumhuriyet üniversitesi'dir. birinci dünya savaşı'ndan sonra başlayan işgâllere karşı, anadolu'daki ulusal direniş hareketinin ilk adımlarından birinin atıldığı yer olması bakımından, kentin istiklâl harbi sürecinde önemli bir yeri vardır.

    (bkz: sivas kongresi)

    2

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -