seyduna türküleri ile geceyi sabah etmek

  • toplanın! efsane başlık açıyorum:

    öncelikle, konuya hâkim olmayanlar; (bkz: seyduna türküleri)

    --- spoiler ---

    şimdi, devam edelim ve esas konumuza giriş yapalım.

    varan 1: öncelikle ikinci albümden nefesimi isimli parça açılır:

    parçanın giriş şiiri üstadımız tunay bozyiğit ile birlikte ezbere söylenir.

    ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi!
    cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa bedenim, artık benim olmalıyım. benim!
    yeter bir çift gözünü ateşine rehin verdiğin! ateş artığı değildir karşılığımız.
    (müzik girer)
    pusatını dağ sesinden alan, firarını mermisine emanet eden bir namuludur bu eşkıya sevda;
    ki, zulasında asılı durur kefenlediği ölümü. ellerinin çeliğine su verilmiştir taa adem'den beri.
    bilir ve intihar cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini. güneşin kızılca kıyametine çatar, kuruyan umut dallarını.
    yanacaksak, cehennemden beter yanmalı...
    kim anlar ki eşkiyanın sağlamlığını; özleminin çiseyle yıkanmış şafak değerini? kim!
    hani ellerine kuşlar inerdi, kardan üşüyen kuşlar. bahçen kuş sevinçleriyle inlerdi, hay şahrud!
    eşkıya yüreğime çığ düştü; üşüyorum ha, aç ellerini...


    ardından bir sigara yakılır ve parçanın şiirden önceki ilk bölümü emrah altınok'un yorumuna bırakılır. ta ki, 3.05'lik zaman dilimine kadar! parçanın geride kalan 3.05 dakikalık zaman diliminden sonra başlayan ikinci kıtada emrah altınok'a eşlik edilir. 3.45'lik zaman diliminden sonra, "biliyorum, suçluyum..." diye başlayan kısımdan itibaren tam gaz lirik safhaya geçilir; vay efendim evdekiler uyanırmış, komşular polise şikâyet edermiş, polis gelirmiş gibisinden herhangi bir kaygı güdülmeksizin, coşkulu ve yüksek bir sesle, olayı âdeta yaşayarak sonuna kadar parçaya eşlik edilir.

    varan 2: üçüncü albümden ahmak gönül isimli parça açılır:

    yine üstat bozyiğit ile birlikte şiir ezbere söylenir, ama üstadın sesini bastırmadan ve o nasıl okuyorsa o şekilde! ayrıca, şiirin nerede başlayayıp nerede sonlandığına dikkat edelim. bu işin olayı budur zaten.

    ah koruyabilseydim böylesi zamanlar için eşkıyalığımı! çapraz fişekliklere mermi diye sürerdim yalnızlığımı...
    sonra da bir dağ başının pusatında, sisin gümüşten yatağına çekerdim, geri kalanımı.
    meğer teslim etmişim, dürbünlerin uzağı yüreğimi, iki çıplak silâh gibi üzerime çevrilen, bakışını ağzıma sürmüş gözlerine.
    şimdi böyle çaresiz, lâl, bilmediğim bir dille nasıl konuşur, nasıl korurum kendimi?
    yolu yok, serde eşkıyalık var; gelir, en yanında kendimi öldürtürüm...


    daha sonra tüm benliğimizi ayşe özaltın'ın güzide yorumuna bırakabiliriz. bu andan itibaren, unutun ki hatırlayabilesiniz. şarkıda bir ara yine üstadın bir dizesini duyacaksınız.

    varan 3: devam parçası için dördüncü albümden har isimli parça tercih edilir:

    parçanın geride kalan bir dakikalık bölümünde yorum gülay'ın eşsiz sesine bırakılır. birinci dakika sonrası, "seher sevdalısıyım ben..." diye başlayan bölümde eşlik etmemek mümkün değildir! mevcut şartları zorlamanın gereği yoktur. bir dakika boyunca eşlik edilir. daha sonra, üstat istanbul'a dair o anlamlı şiirini okumaya başlar:

    istiklâl, böyle bahar seli aktıkça her dem, daha çok kişilik öğütecek beyoğlu denilen değirmen.
    suları savruk, ağızları soğuk yalnızlıklar büyütecek.
    her köşe başında çocuklar, bir de kuşlar ölecek ve bu ölüm, kendi cesedine tükürecek...


    ardından, gülay tekrar aramıza döner. parçaya eşlik etmeye devam...

    varan 4: dördüncü albümden bu kez istanbul yanar parçası açılır. hafiften parçayı seslendiren lâl'e eşlik edilebilir. parça arasında susulur, duygu sahnesi tunay bozyiğit'e bırakılır. ardından, kısık seste eşlik etmeye devam...

    varan 5: üçüncü albümden istanbul ağlıyor veya istanbul ağlıyor parçası açılır; bir önceki parçanın tam tersi, burada gülay yorumu sadece dinlenir. parça arasında, bir önceki parçada şarkı sözü olarak eşlik ettiğimiz o güzel dizeler, bu sefer şiir olarak tunay bozyiğit öncülüğünde dile getirilir.

    yıldız avlarım göğün mavisinden; her dem bakışlarının, gözlerinin deryasından.
    pusu duran ellerimi sana tuzaklarım. her tetik düşürdüğünde gözlerim, ölüme az kalırım.

    yalnız gördü ya, gelir bende kalır yalnızlık. uzar gecelerim...
    istanbul'a yağmur yağar karla karışık. karı ayıklar, yağmur kokuları alırım koynuma. ot koyarım göz ucuma.
    anlarım; yine yangın, yine hasret, yıkanan istanbul'dan düşen payıma. bir de yüzünün giderkenki ıslaklığı...


    varan 6: dördüncü albümden kurşun susuşun veya kurşun susuşun parçası açılır ve üstat ile birlikte parça seslendirilir.

    varan 7: sitemkâr parçalara geçilir. dördüncü albümden müge sarıkurt'un seslendirdiği kabir azabı

    varan 8: ilk sitemkâr parçanın devamı niteliğinde, yine dördüncü albümden seçilen ender bakır yorumu beter ol

    varan 9: ilk albümden hakan yeşilyurt'un seslendirdiği acıya gülmek

    varan 0: son olarak ilk albümden kazım koyuncu'nun seslendirdiği hayat

    --- spoiler ---

    hadi şimdi dağılın

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -