said nursi

  • Atatürke dil uzatmaya kalkmış sapık bir adam
    kendini peygamber ilan ettiği bile söylenir
    asıl adı said-i kürdidir sırf hoca olarak görmek için türk derler
    güya atatürkü bıçaklayacakken bir nur inip yapma elini kana bulama demiştir ve vazgeçmiştir
    sapık zihniyeti bir çok dindar insanı etkisi altına alıp yanlış yola itmiştir
    vatan hainidir

  • Cemaatiyle uzaktan yakından alakam olmayan bunun yanında sırf kürt olduğu için bu şekilde hakir görüp aşağılamaktan haya ettiğim kitaplarına göz attıktan sonra dinin mantık çerçevesinde nasıl açıklanıp anlatılabileceğini öğrendiğim din alimidir.

  • "Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın? ' diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müdhiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. içinde evlâdım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, îmanımı kurtarmağa koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış. Ne ehemmiyeti var? O müdhiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler! Dar görüşler!
    ...
    Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. izzet ve şehamet-i islâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle meneder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür.. hiç ehemmiyeti yoktur. -Nitekim öyle oldu.- Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.
    ...
    Sonra, ben cemiyetin îman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmibeş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım: Çünki; vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur."

  • hakkındaki en realist ve akademik bilgiyi atsız beğ şöyle kaleme almıştır:

    "saîd-i nursî denilen adam, eskiden 'saîd-i kürd-î' diye bir takım risaleler yayınlayan, türkçe bilmez, daha nokta ile virgülün nerede kullanılacağını bilmekten âciz, şafiî mezhebinden bir kürttür. mütareke yıllarında istanbul sokaklarında millî kürt kılığı ile dolaşarak caka yapmıştır. bu cakacı kürt, kendisine "bedîüzzaman" demekte, müridleri de bu adı bir övünçmüş gibi kullanarak şeyhlerini bu adla ululamaktadır. nurculuk nedir? gazetelerde ikide bir görülen nurcular, nur risalesi talebeleri kimdir? aralarında avamdan aydına kadar; mühendis, avukat ve doktora kadar her türlü adamın bulunduğu nurculuk, 'said-i nursi' adında cahil bir kürdün peşine takılmış gafil bir sürü, nur risalesi talebeleri de said-i nursi'nin o çetrefil ve cahil kürt türkçesiyle yazdığı risaleleri, atom fiziği ve einstein nazariyesi okur gibi toplanıp okuyan bir yığın zavallıdır. bedîüzzaman, 'zamanın harikası' demektir. kürt said cidden zamanın harikasıdır. yirminci yüzyıl gibi bir zamanda, bu bilgisizliği ve iptidaîliği ile ortaya atılmakta gösterdiği pişkinlikle zamanın harikası, bundan daha fazla olarak da onbinlerce, belki yüzbinlerce türk'ü ardına takmakta gösterdiği başarıyla tam anlamıyla zamanın bir harikasıdır. zamanın bu harikası kürt said, aslında bir kürt milliyetçisidir. nasıl moskofçular, türk milletini yıkmak için ortaya sosyal adalet ilkesiyle atılıyor, yoksulların davasını benimsemiş görünüyorlarsa, kürt said de ortaya müslümanlık ve kardeşlik çığırtkanlığı ile çıkıyor.

    kürtçülük davasını açıkça güdemeyeceği için, türklüğü yıkacak ağuları müslümanlık ve nurculuk diye ileri sürüyor. müritlerine yahut kendi tabiriyle risale-i nur şakirtlerine evlenmeyi yasak ediyor. çünkü evlenip çocuk sahibi olurlarsa, o çocukların kötü ve dinsiz olması ihtimali varmış. tabii, dağdaki kürdün bu büyük ve ilahi (!) buyruktan haberi olamayacağı için, o evlenecek ve kürtler çoğalacak. herkesin sözüne inanan saf türkler ise, büyük mürşidin buyruğu ile evlenmeyecek, böylelikle türk soyu azalacak ve kürt şeyh said'in 1924 de yapamadığını kürt molla said (yani bediüzzaman) kırk yıl sonra yapmış olacak. kadını şeytanın askeri sayarak evlenmeyi yasak eden dinin, zerdüşt dini olduğunu bilmeden koyu müslümanlık adı altında bir nevi mazdeizm yaptıklarının farkında olmayan bu beyinsizler sürüsüne ne demeli? urfa'daki mezarının bir baş belası haline gelmemesi için, söylentilere göre, general mucip ataklı tarafından ortadan kaldırılmasından sonra, bu kaldırmaya inanmayarak kürt said'in oradan uçtuğuna inanacak kadar şuursuz olanlara ne denebilir? milli talihsizlik, akıl hastalıkları kliniklerinde yatması gerekenlerin halk arasında dolaşmasındadır. ciddi tedbirler alınmazsa, bu dini cinnet daha yıllarca sürecektir.

    nur risalesi (kendi tâbirleriyle risale-i nur) denilen sayıklama kitapları pek çoktur. beyni örümceklenmiş zavallılar bu sayıklamaları elle yazarak, yahut şapirografi veya taşbasmasıyla çoğaltarak onbinlerce satarlar. bu ticareti yapmak için kasaba kasaba, köy köy dolaşan nurcular vardır. üstelik bunları satarak da sevaba girediğini sanarlar. sözde türkçe olan bu sayıklama kitapları, kürt hamalların fikir seviyesinde yazıldığı için, kimse bir şey anlamaz. anlamadığı için de, onda gizli hikmetler, yüksek gerçekler olduğu kuruntusuna kapılır. bir zamanlar bu sayıklamalardan bana da birkaç tane yollamışlardı. kendimi zorlayarak okuyabildiğim bir tanesinde kürt said radyodan bahsediyor, dünyanın bir ucundan söylenen sözün bir kutudan duyulmasını kutudaki meleklerle açıklıyordu. işte, aşağı tabaka ile birlikte doktor, mühendis ve avukatında şeyhi, piri olan, kendisinden 'efendi hazretleri' diye söz ettikleri kürt said'in seviyesi budur.

    fizikten, titreşimden haberi olmayan, müspet bilimin kıyısından dahi geçmeyen bir yobaz, radyo hakkında ancak bu kadar düşünür. fakat bilgisizliğini de anlamaktan aciz olan o kara cahil, bu katmerli bilgisizliğine bakmadan, türkler aleyhinde hüküm çıkarmaktan da geri kalmıyor. nur risalelerinin birinde, ye'cüc me'cüc denen ve dünyayı yok edecek olan korkunç yaratıkların özbek, tatar ve kırgız gibi 'akvam-ı vahşiyye' (yani vahşi kavimler ) olduğunu yazmıştı. sevsinler medeni kürdü! özbek, kırgız ve tatarlar arasında okuyup yazma nispeti % 90'dır ve aralarında atom bilginleri de olmak üzere her bilim dalında yüzlerce uzman ve bilgin bulunmaktadır.

    kendisini nurculuğa kaptırmış olan bir avukatla, geçen yıl aramda küçük bir konuşma olmuş, kürt said'te ne bulduğunu kendisinde sormuştum. soruma cevap olarak 'kur'an'ın en güzel tefsirini yapmıştır.' şeklinde bir ifadede bulunmuştu. bu genç avukat eski yazıyı bilmiyor, kur'an'ın şimdiye dek en büyük islâm bilginleri tarafından üç islâm dilinde yapılan tefsirlerinden habersiz bulunuyordu. bunu kendisine boşuna anlatmaya çalıştım. bir kere çileden çıkmış, aklın ve mantığın dışına uğramıştı. bir safsataya tereddütsüz inananla uğraşmak neye yarar? bugün devlete düşen görev, bunun sebeplerini arayıp bularak tedavisini uygulamaktır. bana göre ticanilik, nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi hastalıkların sebebi, milli ülküden yoksunluktur. tıpkı normal yemek bulamayan aç çocuğun duvarı yalaması, yerde bulduğu faydasız veya zararlı şeyleri yemesi gibi, bağlanacak büyük bir ülkü bulamayan insanlar, abur-cubur düşüncelere kurtarıcı diye yapışıyorlar. çünkü insanlar, bir fikre bağlanmaya mecburdur. bu istidat insanlığın mayasında vardır. bunu hiçbir kuvvet önleyemez. türkçülük, insanlara hiçbir vaatte bulunmuyor, maddi veya manevi hiçbir şey vermiyor. yalnız 'istiyor'... fedakârlık ve feragat istiyor. nurculuk ise cennet vaadinde bulunuyor. ebedi saadet, cennette köşkler, yemekler, huriler vaat ediyor. kafası işlemeyen, hatta aslında materyalist olanlar, tabii nurculuğu seçecektir. nitekim bunu kendileri de söylüyor: 'türkçülük mezara kadar... ondan sonra ne olacak?' diyor. tabii ondan sonrasını kendilerine kürt said hazırlayacak.

    kürt said'in 1327 (= 1909) yılında, istanbul'da vezir hanındaki ikbal-i millet matbaasında basılmış bir eseri vardır. adı: 'iki mekteb-i musibetin şahadetnamesi yahut divan-ı harb-i örfi ve said-i kürdi' dir. kendisinin, said-i kürdi (yani kürt said) olduğunu tasdik ettiği bu eserde, eserin muharriri diye de kendisini yine 'bediüzzaman' diye takdim etmektedir. eserin tabii, yani editörü de 'kürdizade ahmed ramiz'dir. yani dört başı mamur bir eser. bu 48 sayfalık eserin 'hatime' kısmı (44- 48. sayfalar) kürt said'in içyüzünü göstermesi bakımından çok ilgi çekicidir. bunu aynen alıyor ve ağdalı bir dille yazılmış için açık türkçeye çeviriyorum:

    ebna-i cinsime burada birkaç söz söymezsem, bence bahs natamam kalır. (ç.n: soydaşlarıma burada birkaç söz söylemezsem, bence bahis eksik kalır.) 'ey asurîler ve keyanilerin cihangirlik zamanında pişdar, kahraman askerleri olan arslan kürtler! beş yüz senedir yattınız. yeter artık! uyanınız. an sabahtır. yoksa sahra-i vahşette vahşet ve gaflet sizi vahşet sahrasında yağma edecektir. hikmet-i ilahi denilen makine-i âlemin nizamı ve telgraf hattı gibi umum âleme mümted ve müteşa'ib kanun-i nurani-i ilahinin müessisi olan hikmet-i ilahi ufk-i ezelden engüşt-i kaderi kaldırmış, size emrediyor ki, tefrika ile katre katre müteferrik su gibi zayi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle tevhit ve mezcederek zerratın cazibe-i cüz'iyyeleri gibi bir cazibe-i umumi-i milli teşkili ile kürt gibi bir kütle-i azimi küre gibi tedvir ederek şems-i şevket-i islamiyye ve osmaniyyenin mevkibinde bir kevkeb-i münevver gibi cazibesini ittiba ile muvazene ve aheng-i umumiyyeyi muhafaza ediniz.'

    çevirisi: 'ey asurlular ve ahemenidlerin cihangirlik zamanında, onların öncüleri ve kahraman askerleri olan arslan kürtler! beş yüz yıldır yattınız. yeter artık. uyanınız. an sabahtır. yoksa vahşet ve gaflet sizi vahşet sahrasında yağma edecektir. ilahi hikmet denilen, dünya makinesinin düzeni ve telgraf hattı gibi bütün dünyaya dal budak salan tanrı'nın nurlu kanununun kurucusu olan ilahi hikmet, ezel ufkundan kader parmağını kaldırmış; size emrediyor ki: ayrılık gayrılıkla damla damla dağınık sular gibi boşa giden hamiyet ve kuvvetinizi milliyet fikriyle birleştirip kaynaştırarak zerrelerdeki küçük cazibelerden bir umumi ve milli cazibe teşkili ile kürtler gibi büyük bir kütleyi dünya gibi döndürerek islam ve osmanlı güneşinin mevkibinde parlak bir yıldız gibi cazibesine uymakla muvazeneyi ve umumi ahengi muhafaza ediniz.'

    görülüyor ki kürt said, zavallı kürtlere eski asur ve iran ordularının hayali öncülüğünü yaptıracak kadar koyu bir kürt milliyetçisidir ve çapraşık acemi ifadesiyle kürtleri kürt milliyetçiliği fikri etrafında birleşmeye çağırmaktadır. bunun hiçbir tevili, tefsiri yoktur. beyninde ve gönlünde kötü düşüncesi olmayanlar, bu açıklıktan sonra onun bir islamcı değil, bir kürtçü olduğunu kabule mecburdur."

    h. nihal atsız, ötüken, 7 mart 1964,

    şu kürtçünün dediği her şeyi kaldırabilirim ama, osmanlı gibi bir türk imparatorluğunu hayalperest kürtçülük davasının içine almış ve yine ve yeniden türklerden medet ummuş ya, gözlerim ister istemez her anlamda yaşarıyor vallahi. neyse ki günümüzde de türk olup da kendini nurculuk saçmalığına kaptıranlar ve genel olarak kürtçü beyin(!)ler azalarak bitiyor. zira 21. yy.'daki bir türk devletinin ve modernist milliyetçi ülküsünün kaldırabileceği bir şey olduğunu zinhar düşünmemekteyim.

  • Müridlerince "zamanın harikası" ilan edilmiş kürt said. Yazdıklarını anlamak için özel çaba gerektirir. Dili o kadar bozuktur ki anlayan da pek yoktur zaten. ilk konuşmalarında bolca kürdistan vurgusu yapmış, mürid bulamayınca işi islam devletine bağlamıştır. Ben demiyorum bunu, yazdıklarının yayım sorumlusu olan adam söylüyor. "Fikirlerini yumuşatmak için sonradan biz yaptık" diyor. "Radyoda sesleri bir yerden öbürüne melekler götürüyor" da demiştir, bunu da Atsız ata kendi makalesinde ayrıntılarıyla açıklıyor. Zerre sevmem.


    Edit: Ruslarla mücadele etmiş filan diye birileri başlamadan açıklamasını yapalım, yaptığı mücadele devlet için değil kendine ait olduğunu düşündüğü topraklar içindir.

    Edit2: Zamanın harikası filan da değildir, Abdülhamit tarafından tımarhaneye kapatılmıştır "deli" diye.

    Edit3: Sağ ideolojilerden çok sol ideoloji taraftarlarıyla iyi ilişki içerisinde olmuşlardır bu adamın yolcuları 80'lerde. Dönemin tanığı ülkücü abilerimiz söylüyor bunu, ülkücüleri ispiyonlayan nurcuları az tokatlamamışlar yani.

  • ilk okul 6. sınıftan lise sona kadar cemaatinde kaldığım kişi kitaplarının tamamını (külliyat) 5 defa bitirmişimdir çocuk mantığıyla okuyunca gayet mantıklı tutarlı lakin aklı başında bir yetişkin için masal kadar gerçeklikten uzak

  • tarihin en büyük troll'ü. dinciler bu şahsiyetle ilgili saçma sapan rivayetler uydurup, buna kendileri inanır. özellikle nurcular utanmasa allah ilan edecekler. iyiki mezarı falan yok amk. olsa ibadete cami yerine oraya gidecek bir ton insan var.

    ayrıca inanılmaz çirkin bir herif. sıçmaya bakmazsın afedersin.

  • -Sözde Türkçe olan bu sayıklama kitapları, Kürt hamalların fikir seviyesinde yazıldığı için, kimse birşey anlamaz. Anlamadığı için de, onda gizli hikmetler, yüksek gerçekler olduğu kuruntusuna kapılır.-
    Atsız denen adamın şu lafına bakarmısınız, bir milleti nasıl bu kadar kolay bir şekilde eziyor. Bu lafı diyen adamın hiç bir dediğini önemsemem ben. Neymiş kürt hamallarının fikir seviyesiymiş. Atsız ın hitap ettiği Türkçü geçinen kesimin fikir seviyesi nasıl acaba haberi yoktur. Ben de Türkçüyüm. Türk olduğum için. Ama diğer ırkları küçümseyecek kadar faşist değilim. Orda burda diğer ırkları ezmeye çalışarak ırkını yüceltmeye çalışacağınıza okuyun. Tabi tutup da Atsız okumayın, hiç bir faydası yoktur, boştur. Anca kendinizi tatmin edersiniz. Dış dünya hakkında hiç bir fikriniz olmaz. Said nursiye gelecek olursak yukarda ifade edildiği gibi kürt milliyetçisi falan değildir. Amacı sadece islam'a hizmettir ve yazdığı eserleri Kur'an'ı Kerim'in tefsiri olarak ifade etmiştir. Kendisi hakkında da ilber ortaylı 'said nursi asla kürtçü veya kürt milliyetçisi değildir' demiştir.

  • "who said that : 'nursi' ? " sorusunu akıllara getirir.

    2
  • bugün ölüm yıldönümü, 50 seneden fazla olmuş vefat edeli ama bıraktığı hakikatler hala baş tacı.

  • Bi bu eksikti zaten toprağı bol olsun

  • Risale-i Nur külliyatının tamamını okuyanların değil de, kulaktan dolma bilgilerle kendi kendilerine fikir sahibi olanların entry yazdığı güzel insan. Siyaset yapmadan nasıl sistem muhalifi olunur, sivil toplumculuk nasıl yapılır, fikri mücadele nasıl verilir, bizlere bunları öğreten güzide insan. bakmayın siz bu insana milliyetçi dediklerine. hiçbir risalesinde, bir ırkı övdüğü, milliyetçilik yaptığı tek bir satırı yoktur. Said Nursi cumhuriyetçidir, özgürlükçüdür. işin özünde, cumhuriyet döneminin dindar ademi merkeziyetçilerindendir. cumhuriyet dönemi muhalif olmasının sebebi, tamamen totaliterizme karşı bir ademi merkeziyetçi olmasındandır. abdülhamit ile de zamanında çeşitli mücadeleler içerisine girmiştir. (günümüzün, aynı anda abdülhamit ve said nursi istismarcılığı yapan insanlarına duyurulur)

    vel hasılı, ülkenin mazlumlarından, fikir adamlarından ve aksiyon sahibi insanlarındandır. Allah mekanını cennet etsin.

  • 16 Mart'ta istanbul işgal altındadır. ingilizlerin teşviki ile 'Kürd Teali Cemiyeti' reisi Abdülkadir, Said Nursi'ye Kürdistan devletini kurma teklifini yapar.
    Said Nursi "Bin yıldan beri Alem-i islamın bayraktarlığını yapan kahraman Türk milletine hizmet yerine, birkaç akılsız kavmiyetçilerin peşinden gidemem." diyerek bu talebi reddeder. Ayrıca, sessiz kalmaz ve Kuvayı Milliye'yi desteklediğini açıklar.

    "Ey efendiler!
    Ben, her şeyden evvel Müslümanım ve Kürdistan’da dünyaya geldim. Fakat, Türklere hizmet ettim ve yüzde doksan dokuz menfaatli hizmetim Türkler'e olmuş ve en çok hayatım Türkler içinde geçmiş ve en sadık ve en halis kardeşlerim Türkler'den çıkmış.
    Ve islamiyet ordularının en kahramanı Türkler olduğundan, meslek-i Kur’aniyem cihetiyle, her milletten ziyade Türkler'i sevmek ve taraftar olmak kudsî hizmetimin muktezası olduğundan, bana Kürd diyen ve kendini milliyetperver gösteren adamların bini kadar Türk milletine hizmet ettiğimi, hakiki ve civanmert bin Türk gençlerini işhad edebilirim."


    "Ben dindar ve takvalı bir türk'ü, bin tane dine lakayt kürd'e tercih ederim."

  • Hakkında bilgi sahibi olmadan atıp tutanların, fikirlerini istismar etmeye çalışanların olduğu, alim.

  • "said nursi cumhuriyetçidir, özgürlükçüdür." asjıdahsdhajkdas

    şöyle bir yargıyı da kendisine ithaf eden sığırları da gördük ya, ölsem de gam yemem artık.

    yobazların efendisi, bugün müritleri atatürk adını duymaya bile tahammül edemiyor ama said beyefendi özgürlükçü ve cumhuriyetçi öyle mi?

    beyninize soksunlar. :)

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -