oy verdiğim için özür diliyorum kampanyası

  • oy vermenin ne denli "sığınmacı" bir eylem olduğunu kaç seçimdir savunan bir birey olarak, oy verenler için açtığım başlıktır.

    ve ayrıca, artık yapılmasının şart olduğunu düşündüğüm bir eylemdir. durun hemen savunmaya geçmeyin, sonra kusarsınız. önce okuyun. kendinize şunu sorun, kaçınız oy verdiğiniz partiye yüzde yüz inanarak verdiniz o oyu? kaçınızın oy verdiği parti anasının ak sütü gibi temizdi? kaçınız emindiniz oy verdiğiniz partinin bu ülkenin ihtiyacı olduğu parti olduğundan? akp'ye, hdp'ye veya chp'ye oy verdiğiniz için değil, bilhassa oy verdiğiniz için özür dilemelisiniz. siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz oy kullanırken "kötünün iyisini" seçtiğinizi. siz de biliyordunuz ve hala biliyorsunuz hangisi iktidara gelirse gelsin bu ülkenin üzerindeki kara bulutlar dağılmayacak. siz de biliyordunuz sizin ellerinizle iktidara getirdiğiniz ve getireceğiniz adamlar sizin hayal bile edemeyeceğiniz paraları bir sende kazanacak, sizin hayal bile edemeyeceğiniz bolluk içerisinde yaşayacaklar. hangi parti olursa olsun. siz de biliyorsunuz oy vermenin yalnızca birilerini zengin etmekten başka bir işe yaramadığını ve yaramayacağını. siz de biliyorsunuz o sırtlanların sizin verdiğiniz oylarla ömür boyu sefa süreceklerini siz götünüzü yırtarken hayatta kalmak için. siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz sizin içinizi yakan olayların onların sikinde olmayacağını ve umursamayacaklarını. siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz o adamların sizin oy kullanarak verdiğiniz yetkileri kullanarak "dokunulmazlık" denen saçmalığını edindiğini. siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz o vekil denen kansızların sizin kendi ellerinizle yarattığınız bir burjuva kesimi olduğunu.siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz o şerefsizlerin sizden oy aldıktan sonra sizin isteklerinizi siklerine takmayacaklarını. siz de biliyordunuz ve biliyorsunuz o adilerin o koltuklara yerleşip ayda dünyalar kadar paraları aldıktan sonra sizin hiçbir değerinizin olmadığını. bilmiyor muydunuz yoksa? tabii ki biliyordunuz ve biliyorsunuz.. bu durumu siz kendi ellerinizle yarattınız, işte bu yüzden özür dileyeceksiniz.

    edit: "e şimdi bir de ülkede tarihin en büyük kara belaları baştayken kimsenin sınıfsal ya da anarşist düşünme lüksünün olmadığını aklı başında herkes bilir." denmiş. böyle bir düşünmeyi lüks olarak düşünemiyorum benim güzel, iyi niyetli olduğunu umduğum kardeşim. gel biz şuna "bilinçaltı cesaretsizliği" diyip anlaşım ha, ne dersin? bitmedi. banane lenin'in parlamentonun stratejik öneminden bahsetmiş oluşundan? kaldı ki lenini sevmem. ağzımıza sıçan adamlara (ayırt etmeksizin) lenin parlamentonun stratekik öneminden bahsetti diye oy mu vereyim yani ne demek istiyorsun anlayamadım?

  • bir komünist zırvası bile diyemeyeceğim önerme. hadi komünistsin yahut anarşist, yahu biraz lenin okusan onun bile parlamentonun stratejik öneminden bahsettiğini görürsün. evet şahsen hiçbir parti görüşlerimi tam olarak yansıtmıyor ve hiçbir parti de kimsenin görüşlerini tam olarak yansıtmaz. insanlar kendilerine yakın gördükleri partiye oy verirler. yani aklı başında insan ehven-i şer mantığıyla oy verir. e şimdi bir de ülkede tarihin en büyük kara belaları baştayken kimsenin sınıfsal ya da anarşist düşünme lüksünün olmadığını aklı başında herkes bilir. bu hayata bir kere geliyoruz, istediğimiz olmayacaksa en azından ehven-i şer olsun ki biraz olsun nefes alalım diye düşünmek ve ona göre davranmak en büyük hakkımızdır. asıl siz özür dileyin.

  • "sınıfsal veya anarşist düşünme lüksünün olmaması" gibi bir durum içinde bulunduğumuz iddialarını ortaya çıkaran özür. türkiye ben kendimi bildim bileli sürekli hayati seçimlerden geçiyor. ilk oyumu da bu zırvaya inanarak hiç istemediğim bir partiye atmıştım. "hele şu önümüzdeki kara günler geçsin de sonra bakarsınız ideolojinize" sığlığı gerçek bir sığlık. verdiğin oydan öte toplumsal fikir değişimi önemli ama sen "aman fikirler boş verin pragmatik davranın"cılığı savunuyorsun. fikirler konusunda şu makaleyi bırakıyorum.

    here's the thing: verdiğin oyların pek bir önemi yok. bürokratlar ve devlet erkanı her aktör gibi kendi amaçlarına uygun davranacak son tahlilde. sadece devlet aktörlerinin davranışlarına adanmış bir iktisadı dal var public choice/kamu tercihi diye. onun için de peter boettke'den filan başlanabilir, detaya girmiyorum. ama oy vermek öyle soylu, işe yarar bir şey değil, hatta demokrasinin doğal bir sonucu herkese zarar veren politikaların ortaya çıkması. bak bu alanda çalışma yapan bryan caplan var, adam akademik hayatını seçmen irrasyonelliği üzerine adamış, bunun üzerine bir sürü kitap ve makalesi var istersen. insanlar oy vermenin önemli olduğuna, devletin ehlileştirilebileceğine inanmaya devam ettikçe de yüzyıllarca bu problemlerle uğraşacağız. asıl şu zamanlar anarşist düşünmenin zamanı. devletçi mitlerle, zırvalarla uğraşmak yerine nasıl sivil toplumu geliştirebiliriz ona bakalım.

  • ben oy kullanmadım. yine de özür dilerim. lanet olsun kime verelim lan allah aşkına.

  • AKP; CHP ve MHP bir araya gelerek, Ankara için ortak deklarasyon yayınlamış !

    "Uzun tarih içinde her türlü sorunu ortak dayanışma, kararlılık, cesaretle aşan, kaderini kendi azim ve iradesiyle yazan milletimizin terör karşısında da aynı kararlılıkla davranarak, terörün amacını boşa çıkarttığını görmek bu derin acımız karşısında en önemli teselli kaynağımızdır. "
    Bu partilerden birine oy verdiğim için özür diliyorum.

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -