nişanlanma

  • * türk medeni kanunu m. 118/1'e göre; "nişanlanma, evlenme vaadiyle olur."
    nişanlanmanın kurucu unsurları:
    1. karşılıklı evlenme vaadi:
    * evlenme vaadini içeren irade açıklaması, sözle veya yazıyla, açık olarak yapılmış olabileceği gibi, bu arzuyu açıklayan bir davranışla da yapılmış olabilir. kadın ve erkeğin hiçbir şey söylemeden nişan yüzüğü takmak için ellerini uzatmaları, evlenme vaadini içeren bir davranıştır.
    yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, nişanlanma bir şekle bağlı değildir. merasim ya da yüzük takılması, ne nişanlanmanın varlığı ne de geçerliliği için bir şarttır.
    * vaadi bizzat nişanlıları kendilerinin yapması gerekir. Yani, temsil yoluyla nişanlanma söz konusu olamaz. buna karşılık A, K ile nişanlanma arzusunu B aracılığıyla k'ye bildirmesi geçerlidir. Çünkü burada temsil değil, bir haberci söz konusudur. habeci kendi iradesini açıklamaz.
    * peki, bir tarafın yaptığı evlenme teklifine ne kadar sürede cevap verilirse nişanlanma oluşur? hemen cevap verilmesi gerektiği açık olarak belirtilmemişse, her evlenme teklifinde karşı tarafa bir münasip düşünme ve karar verme zamanı tanındığı kabul edilmelidir.
    * ancak ciddi olan evlenme vaatleri, yani evlenme amacına yönelmiş vaatler nişanlanmayı oluşturur.
    2. vaat edenlerin farklı cinsten olması:
    *taraflardan birinin sonradan cinsiyetini değiştirmesi halinde, nişanlılık kendiliğinden geçersiz hale gelir.

    nişanlanmanın geçerlilik şartları ve hükümsüzlüğü
    * bir hukuki işlem olan nişanlanmanın geçerliliği; tarafların ehil olmasına, evlenme vaadinin emredici hukuk kurallarına, ahlak ve adaba aykırı ya da muvazaalı olmamasına, nihayet evlenmenin imkansız olmamasına bağlıdır.
    * nişanlanmada, daha önce de belirttiğimiz gibi, ne kurucu ne de geçerlilik şartı olarak bir şekil aranmamıştır. Fakat tarafların, nişanlanmalarının bir şekle tabi olarak yapılmasına anlaşmalarına bir engel yoktur. bu halde şarta bağlı nişanlanmadan söz edilir. Fakat sonradan şekil şartından vazgeçilmesine de bir engel yoktur.
    * geçerlilik şartlarından birinin ya da birkaçının bulunmaması, nişanlanmanın hükümsüzlüğüne yok açar.

    yukarıda bahsettiklerimizi açıklayacak olursak;
    1. nişanlanma ehliyetinin kanunda özel olarak düzenlenmemiş olması
    * tam ehliyetlilerin (TMK 10), diğer hukuki işlemler gibi, nişanlanmayı da yapabilecekleri kuşkusuzdur.
    TMK m.10: "ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır."
    * tam ehliyetsizlerin, yapacakları nişanlanmanın kesin hükümsüz olması TMK m.15 gereğidir.
    TMK m.15: "kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz."
    nişanlanmada kişiye sıkı sıkıya bağlılık gereği temsil yasağı bulunduğu için, tam ehliyetsizlerin temsilcileri aracılığıyla da nişanlanmaları mümkün değildir.
    ayırt etme gücü geçici surette bulunmayan kişi, sonradan ayırt etme gücüne sahip olunca nişanlanmayı kabul ederse, nişanlanma o anda vücut bulur, yoksa ayırt etme gücü yokken yaptığı nişanlanma sağlık kazanmaz. böyle bir durum söz konusu olmazsa, ayırt etme gücünün bulunmadığı zamanda yapılan nişanlanma kesin hükümsüzdür, bundan dönülmesine gerek yoktur.
    * sınırlı ehliyetsiz olan ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılara gelince; tmk m.118/2 bu hususta, "nişanlanma, yasal temsilcilerin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz."
    * sınırlı ehliyetsizle nişanlanan karşı taraf tam ehliyetliyse, o nişanlanma ile (gerek kişisel, gerekse mali sonuçlar bakımından) bağlıdır.
    diğer tarafın ehliyetsizliğini bilmemesi sonucu değiştirmez. fakat bu konuda yanılma, nişanın bozulması için haklı sebep sayılabilir. Eğer vesayet altındaki sınırlı ehliyetsiz kendisini ehil göstererek karşı tarafı aldatmışsa, bu yüzden karşı tarafa vermiş olduğu zararları tazminle yükümlüdür(TMK 452/2).
    tam ehliyetli taraf, karşı tarafın durumunu, ister başlangıçta bilsin, ister sonradan öğrensin, sınırlı ehliyetsizin yasal temsilcisine, nişanlanmaya uygun bir süre içinde icazet vermesini isteyebilir(TMK 451/2).
    * sınırlı ehliyetsiz velayet altında ise, yasal temsilcisi ana ve babadır, bu bakımdan rıza gösterme de onlara aittir.
    sınırlı ehliyetsiz vesayet altındaysa, rızayı vasi verecektir.
    * veli ya da vasi izin verirken nişanlanmayı belli bir şarta bağlayabilirler.
    2. nişanlanmanın, emredici hukuk kurallarına, ahlak ve adaba aykırı olmaması ve evlenmenin imkansız olmaması
    * evlenme engeli olan hısımlığın, evlenmeye engel olan akıl hastalığının varlığı, evlatlık ilişkisinin bulunması , mevcut bir evliliğin nişanlanmaya engel teşkil etmesi, bu engellere rağmen yapılan nişanlanmanın hükümsüz olması, sözleşmenin konusunu teşkil eden evlenme vaadinin yerine getirilmemesindeki imkansızlık kadar, böyle vaatlerin kanuna, ahlak ve adaba aykırı olmasının da bir sonucudur. yani, nişanlanma kesin hükümsüzlük ile sakattır. bu sonuç, kesin olan evlenme engelleri için söz konusudur.
    kesin olmayan evlenme engeli, nişanlanmanın geçerliliğini etkilemez.
    3. muvazaalı nişanlanmalar
    bunlar da hükümsüzdürler.
    4. irade beyanındaki sakatlıklar
    * irade beyanı, yanılma, aldatma ya da korkutma ile sakat olan tarafın, iade sakatlığına, nişanı bozmak için haklı bir sebep olarak dayanabileceğini kabul edilir, yani nişanı bozma imkanı doğar bu gibi hallerde.
    * yanılma, aldatma ve korkutmanın hangi hallerde nişanı bozmak için haklı sebep sayılacağı, her somut olayda kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir.

    4

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -