ilkokulun ilk gününden akılda kalan anılar

  • suluğumu öndeki kızın kafasına atmıştım.

    1
  • öğretmenimi ilk günden çok sevdiğimi hatırlıyorum. çok güzel davranıyordu bize.

    yazısı güzel olanların defterine (bkz: mickey mouse) çiziyordu. bana çizmemişti ağlamiştim :d

  • sinifta aglayan bir suru sumuklu cocuk vardi anne bunlar neden agliyor deyip caktirmadan hallerine guldugumu hatirliyorum.

    1
  • Herkes ağlıyordu. Herkesin neden ağladığına anlam veremeyip etrafıma bakıyodum. Bi kız (sanırım büşra ya da şuleydi) sınıf öğretmenimize "sen bizim öğretmenimiz misin?" demişti.

  • üniversite ise boş sıralardır.

    2
  • herkes anne gitme baba gitme diye ağlayıp altına yapıyordu sınıf çok pis kokuyordu anneme dönüm anne gitsene artık diye annemi azarlamıştım annesi kapıdan çıkan çıktığında altına yapan bi kız vardı adı da sinem onu ağlamaması için teselli etmiştim tuvalete götürüp çiş buraya yapılır demiştim anormal ağlıyorlardı ve onların sesini bastırmak için suluğumu sıranın yan demirlerine vurup kırmıştım çok üzülmüştüm hem de çilek kızlıydı hala hatırlıyorum daha da çilek kızlı suluk almamışlardı bana okulun ilk gününden tüm sınıftan nefret etmiştim ilk okul arkadaşlarımdan halada nefret ediyorum

    1
  • ilk günü degilde ilk kayıtta müdür yardımcısı beni okula almıyodu bu 7 yedi yaşında olamaz diyodu lan. Neyseki müdür akrabaydıda hallettik.

    1
  • okuma yazmayı nasıl öğrenicem diye ağlamıştım

  • Karadeniz'in küçük bir köyünde annesinin elini tutarak kurbanlık bir koyun edasıyla ilk defa okula götürülen bir çocuk olduğumu hatırlıyorum. okula gitmeyi hiç istemiyordum. Mehmet amcaların samanlığının yanından geçerken anneme gitmek istemediğimi söyledim ama nafile. kararlı bir şekilde yürüyordu hayatımdaki en değer verdiğim kadın. sonunda okula ulaşmıştık. annemden ayrılmak istemiyordum çünkü 1956 yapımı bu harabe okul, içindeki 'öğretmen' diye seslenilen insanlar ve tanımadığım yaşıtlarım bana çok itici geliyorlardı. annem yan sınıfta beni bekleyeceğini söyleyerek beni kandırdı. çocukluk hisleri midir desem bilemiyorum onun beni bırakıp eve gideceğini anladım ve ağladım. öğretmenler annemi çağırdı ve beni sakinleştirmek için dışarı çıkardı. bakkala gidip bana kutu pepsi aldı. inanabiliyor musunuz kutu pepsi! o zamanlar çok değerli geliyordu bu gibi şeyler. nihayet beni bir kutu pepsiye kandırıp derse soktu. ama hala huzursuzdum, yapacak bir şey yoktu. o huzursuzluk 16 yıldır devam ediyor. bir şey nasıl başlarsa öyle devam ediyor.

    3
  • Öğretmen hepimize ne olmak istediğimizi soruyodu.sınıftakilerin klişe klişe doktor öğretmen polis vs cevaplarına karşın oldukça marjinal bi şekilde spiker demiştim sınıftakiler de uyuz uyuz gülmüştü. Nitekim vazgeçtim spikerlikten ama bu anımla ilgisi yok.

    1
  • Tek geldim tek gittim. Öyle de devam etti.

    2
  • ben buraya nerden düştüm mk

  • anneannemdi beni okula bırakan. Evet çok kıymetli anneannem. Her şey gibi oraya da beni o götürmüştü ilk kez. onun da benim de okuma yazmam yoktu. Sınıfımı karıştırmıştık o yüzden. Bana verdiği tavsiyeyi dün gibi hatırlıyorum hala "oas, ön sıralara oturmaya çalış, yoksa tahtayı göremezsin." demişti bana. Haklıydı. Benim boyum kısaydı. Sınıfa tek girdim. En arka sıraya oturmak durumunda kaldım. Bazıları ağlıyor, bazıları başka şeyler yapıyor, ben ise döndüm etrafı izliyorum. Anneannemin dediğini yapamadım diye hayıflanıyorum. kapıda birini gördüm sonra. Anneannem gelmiş öğretmen ile konuşuyor. Benim adımı listede arattırıyor. daha sonra anlaşıldı yanlış sınıfta olduğum. benim "c sınıfı"nda olmam gerekiyormuş. Bu sefer de beni sınıftan çıkarıp, öbür sınıfa sokmuştu.

    unutamıyorum. Keşke diyorum. Keşke yine yanımda olsa. yine bana tavsiyeler verse. Ben ona okuma yazma öğretmeye başlamıştım. beraber devam etsek her şeye.

    1

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -