ibn-i arabi

  • Muhyiddin ibn-i Arabi, Muvahhidun döneminde, 27 Ramazan 560’da Mursiye, Endülüs 'te (bugünkü ispanya) doğdu.
    Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu.
    Endülüs'te bir süre daha kaldıktan sonra, seyahate çıktı.
    Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüştü.
    1182'de ibn-i Rüşd ile görüştü. Bu görüşmeyi eserinde anlatır.
    Bu ibnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır.
    17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı.
    1182 ve 1183'de işbiliyye’ye bağlı Haniyye’de 'Lahmî' isimli bir şeyhden, bu zatın adını taşıyan bir mescidde Kur’an dersi aldı. 1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı.
    Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler.
    Bu yıllar'da işbiliyye’de Kordovalı Fatma adında yaşlı bir kadına 14 sene hizmet etti.
    Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti.
    Arabi, işbiliyye’deyken (1190) hastalanıp okuma kabiliyyet'ini kaybetti.
    iki yıl bu halde kaldı. Bir süre sonra işbiliyye’ye döndü. Aynı yıl Tlemsen’e geldi. 1196'da Fas’a gitti.
    Orada yaptığı Seyahatler sırasında büyük şöhret kazandı.
    1198'de tekrar Endülüs’e geçti. Gırnata Şehri dolaylarındaki Bağa kasabasında Şekkaz isimli bir şeyhi ziyaret etti.
    Onun Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söyler.
    1199-1200'de ilk defa Hac için Mekke’ye gitti.
    Hac’dan sonra Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de bulundu.
    Bir süre sonra tekrar Mekke’ye geldi ve "Ruhu’l-Quds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserler'ini yazdı.
    Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı.
    ibn Arabi bu eseri rüya'sında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir.
    638 de 20 R.Evvel’de Şam'da öldü.
    Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir.
    1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi.
    Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -ibn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen “bütün yüzyıllar yetiştirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak” mealindeki bir beyit yazılıdır.

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -