halikarnas balıkçısı

  • Asıl ismi cevat şakir kabaağaçlı olan yazardır.
    Bodrum'u çok sevmesinden ötürü bu mahlasla yazılarını yazmıştır. Eserleri denizden, sudan, balıktan izler taşır.

    1
  • cevat şakir kabaağaçlı'nın (1886 - 1973) edebiyat ve gazetecilik dünyasındaki mahlasıdır. dostları arasında kısaca "balıkçı" diye de anılmıştır. yaşamının büyük bölümünü, eskiden halikarnas ismi verilen bodrum'a, bodrum ilçesindeki balıkçılara ve denizcilere adamış; anadolu'nun uygarlık tarihindeki önemini vurgulayan ulusal ve uluslararası çalışmalar ortaya koymuş; ülke turizminde öncü faaliyetlerde bulunmuştur.

    halikarnas balıkçısı'nın babası mehmed şakir paşa, aynı zamanda tarih yazarı olan bir osmanlı veziriydi. babasının görev yeri olan girit adası'nda dünyaya gelen cevat şakir, beş yaşında ailesiyle birlikte istanbul'a yerleşti. çocukluğunda yazmaya ve resim yapmaya hayli düşkündü. mahalle mektebinde okurken bir yandan da özel dersler aldı. ingilizceyi küçük yaşlarda öğrendi. robert koleji'ndeki lise yıllarında bol bol kitap okuma ve çeviri yapma imkânı buldu. hatta, okuma ve çeviri yapma düşkünlüğü yüzünden derslerini aksattığı gerekçesiyle kütüphaneye erişimi kısıtlandı. henüz okul yıllarındaki yazıları, çevirileri ve karikatürleri dergilerde yayımlanmaktaydı. ailesinin ısrarı üzerine ingiltere'ye yerleşip oxford üniversitesi'nde yakın çağlar tarihi okudu ve 1910 yılında mezun olup istanbul'a geri döndü. istanbul'da gazetelerde öyküler, çeviriler ve karikatürler yayımlayarak geçimini sürdürmeye başladı. cevat şakir için edebiyat ve sanat büyük bir tutkuydu, ama onun karşı koyamadığı bir deniz aşkı ve denizcilik merakı da vardı.

    1924 yılında yazdığı "hapishanede idama mahkum olanlar bile bile asılmaya nasıl giderler" başlıklı yazısıyla, halkı askerliğe karşı kışkırtma suçundan üç yıl kalebentlik cezasına çarptırıldı. ilk ceza yeri karadeniz kıyı şehri sinop oldu. daha sonra cezasının geri kalanını tamamlamak için gönderildiği bodrum'u görür görmez buraya âşık oldu. ceza çekmek için gönderildiği bu yer, adeta kendisine sunulmuş bir armağana dönüştü. cevat şakir, cezası bittikten sonra bodrum'a yerleşti ve bir daha istanbul'a dönmeyi hiç düşünmedi.

    bodrum kenti, cevat şakir için hem huzurlu ve mutlu bir yaşam yeri, hem de yazarlığındaki yeni dönem için önemli bir esin kaynağıydı. artık, yazılarında "halikarnas balıkçısı" imzasını kullanmaya ve zamanla bu isimle anılmaya başladı. okaliptüs ve greyfurt bitkilerinin bodrum yöresinde yetiştirilmeye başlanmasına öncülük etti. bodrum'un daha güzel, daha yeşil bir kıyı kenti olması için çalıştı. yazılarıyla ulusal ve uluslararası camialarda bodrum'un tanıtımını yaptı. yöre halkıyla kurduğu sıcak dostluklar, balıkçılara ve denizcilere duyduğu hayranlık, lirik bir dille yazıtlarına yansıdı.

    halikarnas balıkçısı, çocukları büyüyüp okul çağına gelince, 1947 yılında ailesiyle birlikte izmir'e yerleşti. akdeniz ve ege kıyılarında turist rehberliği yapmaya başladı.

    yazdığı romanlarının ve öykülerinin konusunu hayranlık duyduğu, iç içe olduğu ve çok iyi tanıdığı, denizden, denizciden; balıkçıların, sünger avcılarının ve dalgıçların yaşantısından seçen halikarnas balıkçısı, bu yaşamı coşkulu ve heyecanlı bir üslupla bizlere anlatır. anılarının bulunduğu (bkz: mavi sürgün) adlı eseri bu bakımdan önemli bir örnektir. dili, sık sık yazım kurallarını unutacak veya unutturacak denli liriktir ve sıkça şiirsel, destansı bir anlatıya dönüşmektedir.

    halikarnas balıkçısı, anadolu uygarlığı ile ilgili batıda yayımlanan pek çok makale ve inceleme yazıları kaleme aldı. anadolu uygarlığını, antik yunan uygarlığının bir uzantısı olarak gören savlara karşı çıktı. anadolu'nun bilim, teknik, felsefe, estetik gibi çeşitli alanlarda insan yaratıcılığının ilk beşiği olduğu savını savundu ve daima, anadolu uygarlığının özgün bir uygarlık olduğunu vurguladı.

    4

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -