necip fazıl kısakürek

  • kısım ı
    ----------
    "ne'sinden" ziyâde "nasıl'ıyla" ilgilendiğim, büyük şair. bana göre, bir şairin sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi için hayat görüşünden ziyade, bu görüşü sözcüklere nasıl döktüğüne bakılmalıdır. mesela, h. nihal atsız'ın fikirlerini hiç benimsemeyen bir insan olarak, h.nihal atsız'ın görüşlerinin adeta bir özeti olan "mussolini'ye mektup" şiirine bayılırım. çünkü derdini iyi anlatır o şiir. şiir de bence "derdini nasıl daha iyi anlatabilirsin" meselesidir. nitekim necip fazıl da -derdi,meselesi,davası islam olan bir şair herkesin bildiği gibi- derdini eşsiz durulukta bir türkçeyle anlatır. bütün şiirlerinde bunu göremiyorum orası ayrı. (aslında bütün şiirleri mükemmel olan şair görmedim desem daha doğru olur.neyse bu ayrı bir tartışma konusu.) yer yer ideal olarak gerçekten anlayamadığım, hatta kınadığım görüşlere sahip bir adamın şiirlerine hayran kalmak çelişki değildir.

    kısım ıı
    ----------

    vakti zamanında (1932 senesinden önce) herkesin bellediği müslüman necip fazıl ne yapmaz ise yapmış büyük şair. kumar mı oynamamış, kadınlarla mı ilgilenmemiş, bir çok şey... habertürk'teki tarihin arka odası programında hakkında konuşuluyordu ve ortaylı kendisi hakkında sıkça kullanılan şu sözü hatırlattı izleyicisine: "onu (necip fazıl'ı) gümüşten bir kaseye koyun, o kaseden para yapar ve kumar oynar." böyle de bir kumarbazmış vaktiyle. (kumarbaz demişken, kendisinin hasta kumarbaz'ın ölümü diye enfes bir öyküsü vardır. mutlaka okunmalıdır. tahminimce öyküde vaktiyle kumar oynayan kendisini haklı çıkarmaya ya da savunmaya çalışıyor ama olsun, sırf o kumar masasının tasfirini okumak bile bir değerdir.) ama kıymetli şairimiz, 1932 yılında hocası abdulhakim arvasi ile tanıştıktan sonra bu işlerden etek çeker. (hocası ile tanışmasını 'tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum' dizeleriyle anlatır. enfestir.) el etek çeker ama kendisine geçmişi sürekli hatırlatılır. onda tüm bunlara karşılık, "geçmişim bir çöplüktür ve çöplüğü de ancak itler karıştırır." gibi artistlik bir cevap verir.

    kısım ııı
    -----------
    kendisi özellikle bugünün okurları tarafından nazım hikmetle kıyaslanmaktadır ki bu oldukça sağlıksız bir kıyaslamadır. bahsettiğim kıyaslama genelde şiirsel kalite açısından değil, ideal, dünya görüşü açısından yapılır. bana sorarsanız şiir kalitesi olarak necip fazıl'ın yerini doldurması nazım'ın zordur. dünya görüşü olaraksa ikisine de uzağım. her neyse. diyeceğim, insanlarımızın tabiri caizse horoz dövüştürür gibi dövüştürdüğü bu iki büyük şair, birbirlerine onları dövüştürenler kadar düşman değillerdi. evet birbirlerine hayran değillerdi evet çok yakın değillerdi ama aynı okulda okuyan bu iki fikir adamı ve şair, ediplik gereğince bugün onlar sanki yapmış gibi birbirlerini yemediler. zaten internette dolanan o hikayeler (nedense o hikayelerde lafı koyan hep necip fazıl oluyor) uydurmadır. edebiyat camiasında kanlı bıçaklı şairler yok denecek kadar azdır. bi örnek vereyim size, tevfik fikret öldüğünde onun tabutunu ilk omuzlayanlar arasında büyük islamcı şair mehmet akif vardır. aşiyan müzesine gidip yatak odasındaki tabut taşımalı fotoğrafa bakarsanız mehmet akif'i çok net görürsünüz. demek istediğim, şairlerin fikri uyumsuzlukları insanlıklarına ket vurmamıştır. popüler kültürün karşı karşıya getirdiği iki büyük şairimizi, nazım'ı ve necip'i kanlı bıçaklı olarak tahayyül etmek doğru değil.

    yoruldum, sevdiğim bir şair olduğu için (dediğim gibi benim için şair yoktur şiir vardır) hakkında uzun uzun yazmak istedim. aklıma geldikçe kendisiyle alakalı tartışmalı meseleler hakkında düşüncelerimi yazacağım.

    2
... tümü ...

dün en çok entry girenler

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -