hocalı soykırımı

  • bugün 24. yılı olan, hiçbir ermeni'nin "hepimiz türk'üz" diye yürüyerek anmadığı türk soykırımıdır. tam 25 yıl geçti üstünden. ölmüş insanlığın, küflenmiş vicdanların, kudurmuş ruhların türk'e bıraktığı 24 yıllık yara.

    26 şubat 1992 gecesinde gerçekleşip, ermeni diasporası tarafından kabulleniş duygusunu hafifletmek adına hocalı katliamı olarak lanse edilerek, türkiye'de de bu sıfatla ezberletilmiş bir soykırımdır. ki hocalı soykırımı, "soykırım" sözcüğünün tanımına, yani "ulusal, ırksal ya da dinsel bir grubun, toptan veya bir bölümünü yok etme niyetiyle, bir grubun üyelerini öldürmek." niteliklerine hayli hayli uymaktadır.

    bugün sözde ermeni soykırımı iddialarıyla türkiye'yi suçlayan ermenistan devlet başkanı robert koçaryan'ın direktifleri ve rus desteği doğrultusunda, zamanın ermeni ordusu, stratejik değeri oldukça yüksek olan karabağ bölgesine 26 şubat gecesi tam 336 tank ile baskın düzenleyerek yaklaşık 7000 türk'ün yaşadığı hocalı'yı kan gölüne çevirmiştir. aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların da bulunduğu yaklaşık 2000 kişi; derileri soyularak, hamile kadınların karnı deşilerek, insanların çeşitli organları kesilerek ve bilumum akla hayale gelmeyecek işkenceler ile öldürülmüş, cesetleri -ki aralarında daha ölmemiş yaralı azerbaycan türkleri de olduğu söylenmektedir- üst üste konulup yakılmıştır. hatta ermeniler'in cesetleri yakmak için özel bir birlik olan "gaflan" çetesi de mevcuttur. geri kalan yaklaşık 5000 kişi ise vatanından sürülmüştür.

    oktay ekşi'nin aktarımına göre o vahşeti yaşayan ve sonra beyrut'a yerleşen ermeni gazeteci daud kheriyan, "for the sake of cross" (haçın hatırı için) isimli kitabında (sayfa: 62-63) şu satırları aktarmaktadır: "...gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli ermeni grup, hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 azeri ölüsünü getirip yığdı. son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. başından ve elinden yaralıydı. yüzü morarmıştı. soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. çok az nefes alabiliyordu. gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. o sırada tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. sonra tüm cesetleri yaktılar. bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. yapabileceğim bir şey yoktu. ben şuşa'ya döndüm. onlar haç'ın hatırı için savaşa devam ettiler."

    bundan bir 70-80 yıl sonra azerbaycan türkleri'nin üzerine kalacak olması endişesi de beni korkutmuyor değil. ermeniler bunu öyle bir pazarlayıp satarlar ki, emin olun yüz yıl sonra "hocalı'da türkler ermeniler'i katletti" diye amerikan senatosuna soykırım tasarı sunmaya kalkan insanlar olur. bizim içimizden de muhalif gözükmek için götünü yırtan bazı yazarlar "he valla, haklılar" deyip marjinalliğin dibine vurarak tam bir solcu olurlar.

... tümü ...

dün en çok entry girenler

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -