ağıt

  • bir ölünün yahut acı bir olayın ardından yakılan (söylenen) üzüntülü ve ezgili şiirlere verilen isimdir.

    anadolu'da ağıt geleneği oldukça yaygın olmakla birlikte, bu geleneğin kökleri türkler'in orta asya'daki kadim geçmişine dek uzanır. türkler, kayıplarının ardından "yuğ" adı verilen törenler düzenleyerek bugünkü ağıtların bilinen ilk örnekleri olan sagular söylerlerdi. bilinen en eski sagu, m.ö. yedinci yüzyılda yaşamış türk hakanı alp er tunga'nın ölümü üzerine yakılmış, "alp er tunga öldü mü?" diye başlayan ünlü dizelerdir. (bkz: sagu)

    anadolu'da ölünün ardından düzenlenen yas törenlerinde genellikle kadınlar ağıt yakarlar. ağıt söylemenin yahut yaygın terimiyle ağıt yakmanın yöreden yöreye değişiklik gösteren çeşitli gelenek ve görenekleri de vardır.

    ağıtlar genellikle dörder dizelik, sekizli veya on birli hece düzeniyle söylenir. mani, türkü, koşma, semaî gibi şiir türlerinin biçim ve söyleniş özelliklerini yansıtan ağıtların divan edebiyatındaki karşılığı ise (bkz: mersiye) adı verilen şiir türüdür.

    ağıt, batı edebiyatında da edebî türler arasındadır. antik roma ve yunan medeniyetlerinde, nazım kalıplarıyla hemen her konuda ağıt yazılabiliyordu. batı toplumlarında ağıtın ölünün ardından söylenen bir yas şiirine dönüşmesi 15. ve 16. yy rönesans (yiden doğuşen) çağına rastlar.

    4
  • yansımalar'ın güzel bir enstrumantal çalışması.
    link:

    2

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -