türkiye'de kitlesel olayların hep akp mitingleriyle sona ermesi

  • türkiye'deki çeşitli kitlesel olayların sonu hep ak parti mitingleriyle bitiyor. böyle söylediğimde bazen bana tepki gösterenler oluyor. ama şu an meydanlarda erdoğan'ın konuşmaları gösteriliyor, doğru değil mi diyorum, diyorlar ki doğru ama, o cumhurbaşkanı. iyi de cumhurbaşkanı bu ülkede seçilmiş bir önceki hükûmete âlenen darbe yaptı diyorum, ama o ak parti'nin ve kendi seçmen tabanının en yetkili kişisi diyorlar. o zaman şu an kendi partisinin en yetkili kişisi olarak da konuşuyor, yani ak parti mitingi yapıldığı yanlış bir tespit değil diyorum, ne bekliyordun, yanında olanlar kendi seçmen tabanı, tabii ki onlara konuşacak diyorlar. iyi de seçimde "tüm türkiye'nin cumhurbaşkanı" olmaya and içmiş, beni de mesajlar atıp meydanlara davet etmiş, birlik beraberlik çağrısı yapmış diyorum, ya kardeş sen böyle böyle düşünüyorsun ama senin de ***mına koyacağız diyorlar. sana da sıra gelecek, bilmem ne yaparız gibisinden tehditler savurarak muhalif düşünceyi sindirme yaklaşımına "demokrasi nöbeti" adı veriliyor.

  • Ak parti mitinginde her zaman "mustafa yıldızdoğan - ölürüm türkiyem" çalar. Ve mitinge gelenlerin yarısı "bozkurt" işareti yaparlar.

  • ak parti mitinglerinde biz kimleri görmedik ki efendim...

    erdoğan'ın birinci kandırıldık hamlesi:

    cemaatçilere, yani "paralel" yapıya karşı olmuştur. bugün bile ak parti'nin kadrolarını oluşturan kan emici sözde müslümanlara. o insanlar hâlâ ak parti ile organik bağ içerisindeler. kimse kimseyi salak yerine koymasın. bugün binlerce akademisyen ve devlet görevlisinin tasfiye edildiği açıklandı. maaşallah. türkiye'de onca bomba patlarken bu istihbarat ve sorgulama ağı neredeydi acep? hâlbuki kuyruklu yalan. kendi yerleştirdiklerini tasfiye ediyorlar. darbedemsi şeyden evvel liste ceplerindeydi

    erdoğan'ın ikinci kandırıldık hamlesi:

    demokratik açılımcılara karşı olmuştur. demokratik açılım sürecinin yaa ben teröristlerle işbirliği yapmamcıları, o dönem için ak parti ve basın tarafından demokrasi karşıtı grup olarak ilân edildiler. bahçeli ve seçmen tabanı "ak parti ve hdp arasında süreç başlatılmış, chp tarafından da buna destek verilmişken siz bu sürece dahil olmam diye kenarda bekliyorsunuz" diye aylarca eleştirildi. yalan mı? ama son seçimlerden sonra, kendi tabanının oyu ak parti'ye yetmeyince, demokratik açılım hemen askıya alındı, terör süreci başlatıldı. daha evvel demokrasi karşıtı ilân edilen yaa ben teröristlerle işbirliği yapmamcılar, yani bugün ak parti mitinglerine katılıp ölürüm türkiyem şarkıları söyleyenler, son seçimde oylarını ak partiden yana kullandı ve onu iktidar yaptı. şu anda da zaten bugünün sözde demokrasi korucularının bir kısmını oluşturmaktalar. demokrasi karşıtlığından demokrasi koruculuğuna giden bu ince yolun temelinde ise erdoğan'ın "kandırıldık" hamlesi var. ha bir de peki bu demokratik açılımcılar ne oldu sorusu var tabii. onlar da bugünün teröristleri yahut terör taraftarları ilân edildi.

    bundan 4-5 sene evvel cemaate karşı olmak, darbeci zihniyette olmak idi. bugün ise cemaat yanlısı olmak darbeci zihniyet. dünün cemaatçilerinin büyük bölümü aslında bugün hâlen ak parti kadrolarında!

    bundan iki sene evvel demokratik açılıma karşı olmak demokrasiye karşı olmak idi. bugünse demokratik açılım yanlısı olmak terör yanlısı olmak ilân edildi.

    devlet sistematiğinde bir "kuvvetler ayrılığı" mekanizması kalmadığını, yargı yasama ve yürütme kuvvetlerinin, atamaların, görevden almaların tek elden yapıldığını hepimiz biliyoruz. kuvvetler ayrılığı mantığının devlet örgütlenmesinden alınıp yerleştirildiği yerse "muhalefet" oldu. erdoğan için tüm kitleler bölünmüş ve birer flört aracı konumunda. pragmatik sonuçları bakımından hangisi ya da hangileri işine geliyor, seçim ve referandum kazandırabiliyorsa onları yanına çekiyor.

    cumhurbaşkanı "kalkışma var" dediği anda, gecenin bir yarısı yurdun her yanında imamlar selâ vermeye başladılar. bu kadar organize bir süreç! şeriat sokaklara indi. aslında onlara söylenen de şu "işte size darbe, işte size darbeci, çıkın ve daha evvel size yapılan darbenin intikamını alın. intikamınızı alın ve ak parti olarak kıymetimizi bilin, yine bize oy verin."

    gezi parkı eylemlerini siyasetçiler isteseler o kafar uzun bir sürece tırmandırmazlardı. ama, tahrik ettiler, politize ettiler, daha fazla insanı sokağa döküp, muhtelif gruplara meydan verip süreci bambaşka ve içerisinden çıkılmaz bir hâle getirdiler.

    bugün üçüncü gün; insanlara "evlerinize dönmeyin, sokakları, meydanları boş bırakmayın" çağrısı yapıyorlar. ambulanslar susmuyor. sokaklarda nt mağazaları vb yerler basılmaya başlandı. sokaklarda cihat çığlıkları duyuyoruz. gezi eylemlerinde çadırdan füze çıktı diye ortalığı inletenler, bugün sivil halkın (yani şeriatçıların) silâhlandırılması gereğini büyük bir tepkiyle karşılaşmaksızın konuşabiliyorlar.

    erdoğancılara son sözüm şudur: (bkz: biz darbenin ne olduğunu sizden öğrenecek değiliz)

    bizi takip edin

    omü sözlük © 2015


    birtakım şeyler: iletişim - - -